6.SINIF 2.ÜNİTE BOŞALTIM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Boşaltım Sistemi Konu Özeti

BOŞALTIM SİSTEMİ


BOŞALTIM NEDİR?

Vücudumuzda çeşitli faaliyetler sonucu ortaya çıkan atık ve zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasıdır.

VÜCUTTAKİ ATIK MADDELER NELERDİR?

  • Hücrelerde proteinlerin kullanılması sonucu oluşan amonyak
  • Karbondioksit ve su, mineraller
  • Safra ve sindirim sonucu oluşan atıklar

VÜCUTTAN ATIK MADDELERİ UZAKLAŞTIRAN ORGANLAR

1-BOŞALTIM SİSTEMİ

  • Kanda biriken zararlı atıkların vücut dışına atılmasında görevlidir.

2- DİĞER ORGANLAR

AKCİĞERLER

  • Soluk alıp verme sonucunda Karbondioksit ve fazla suyu dışarı atar.

DERİ

  • Terleme yoluyla fazla su ve mineralleri dışarı atar.

KALIN BAĞIRSAK

  • Sindirim atıkları ve safrayı anüsten dışarı atar.

BOŞALTIM SİSTEMİ YAPI VE ORGANLARI

1- BÖBREK

  • Karın bölgesinin arka tarafında iki adet bulunan organdır.
  • Görevi kanı süzerek atık ve zararlı maddeleri ayırmaktır.
  • Böbreklerde NEFRON adı verilen bölgelerde kan süzülür ve su, üre, fazla tuz kandan ayrılır.
  • Kanı süzme görevi böbreklerimizin görev birimi olan ve her böbrekte milyonlarca sayıda bulunan Nefronlar ile gerçekleştirilir.
NEFRONUN YAPISI

2-ÜRETER

  • Böbreklerde kanın süzülmesi ile oluşan idrarın böbrekten idrar kesesine taşınmasını sağlayan borulardır.
  • Her böbreğe bağlı bir tane olmak üzere toplam iki adet üreter vardır.

3-İDRAR KESESİ(MESANE)

  • İdrarın geçici süreliğine bekletilip depo edildiği bölümdür.
  • Düz kaslardan oluşmuştur
  • Yetişkin bir insanda ortalama 500-700 mL idrar depo edebilir.

4-ÜRETRA

  • İdrarın vücut dışına atıldığı bölümdür.

BOŞALTIM SİSTEMİNDE GERÇEKLEŞEN OLAYLAR

  • Böbrek atardamarı ile böbreğe gelen kan nefronlarda süzülür.
  • Süzülüp temizlenen kan böbrek toplardamarı ile böbrekten ayrılır ve vücuttaki yolculuğuna devam eder.
  • Süzülme sonucunda toplanan su,tuz ve üre idrarı oluşturur ve böbreğin orta kısmında toplanarak üretere geçer.
  • Üreterler yardımıyla idrar böbrekten çıkarak idrar kesesine taşınır.
  • İdrar kesesinde bir süre idrar depolanır ve bekletilir.
  • İdrar kesesinde biriken idrar üretra ile vücut dışına atılır.

NOT: Proteinlerin sindirimi sonucunda hücrede oluşan amonyak zehirli bir bileşiktir. Karaciğer amonyağı daha az zehirli olan üreye çevirir ve kana verir. Böbreklerde üre kandan süzülerek ayrılır.

BÖBREKLER – Döndü Topkaya
İDRAR KESESİ – Döndü Topkaya

6.Sınıf 2.Ünite Boşaltım Sistemi Konu Özeti



Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

6.SINIF 2.ÜNİTE SOLUNUM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Solunum Sistemi Konu Özeti

SOLUNUM SİSTEMİ

SOLUNUM NEDİR?

Canlılar günlük aktiviteleri için enerjiye ihtiyaç duyarlar. Bu enerjiyi yediğimiz besinlerden sağlarız. Sindirilen besinler ile oksijen hücrelere kan yoluyla taşınır. Besin ve oksijenin hücrelerde kullanılması sonucu enerji ve atık madde oluşur, bu olaya solunum denir. Oksijenin havadan alınarak kan yoluyla hücrelere ulaştırılması ve hücrelerde biriken karbondioksitin vücut dışına atılmasını sağlayan yapı ve organlara SOLUNUM SİSTEMİ denir.

SOLUNUM SİSTEMİ ORGANLARI

BURUN

  • Havanın alınmasını sağlar.
  • Alınan havayı ısıtır ve nemlendirir.
  • Burun kılları ve mukus tabakası sayesinde dışarıdan gelen toz ve mikroplar tutulur.
  • Mukus tabakası havayı nemlendirir.
  • Bol miktarda kılcal damar bulunur ve bunlar sayesinde hava ısıtılır.

YUTAK

  • Burundan alınan havayı soluk borusuna iletir.
  • Ayrıca yutulan besinleri yemek borusuna geçmesini sağlar.
  • Ağız ve burun boşluğunun birleştiği kısımdır.

GIRTLAK

  • Kıkırdak ve kaslardan oluşur.
  • Ses telleri burada bulunur.
  • Havayı soluk borusuna iletir.
  • Soluk borusuna hava giriş çıkışını kontrol eder.

SOLUK BORUSU

  • Kıkırdak halkalardan oluşur.
  • İç yüzeyi mukus salgılayan bir zar ile örtülüdür.
  • Mukus sayesinde toz ve mikroplar tutulur ve hava nemlendirilir.
  • Havayı bronşlara ve akciğerlere iletir.

AKCİĞERLER

  • Sağ ve sol akciğer olmak üzere iki tane akciğer bulunur.
  • Göğüs kafesinin altında bulunur.
  • Sağ akciğer üç bölmeden sol akciğer ise iki bölmeden oluşur. Bunun nedeni sol akciğerin altında kalbin yer kaplamasıdır.
  • Oksijen ile Karbondioksit akciğerlerde yer değiştirir.
  • Bronş, bronşçuk ve alveollerden oluşur.
BRONŞLAR
BRONŞÇUKLAR
ALVEOL

BRONŞLAR

  • Soluk borusu akciğerlere bağlantı noktasında ikiye ayrılır. Bu bölüme bronş denir.

BRONŞÇUKLAR

  • Bronşlar akciğerin içinde dallanarak bronşçukları oluşturur.

ALVEOLLER

  • Bronşçukların uç kısmında bulunan ve üzüm salkımlarına benzeyen hava keseleridir.
  • Oksijen ve Karbondioksit değişimi burada olur.
  • Kılcal kan damarları ile çevrilidir.
  • Bir akciğerin yapısında yaklaşık 300 milyon kadar alveol vardır.
  • Alveoldeki oksijen kan damarına geçerken , kan damarındaki karbondioksit alveole geçer.

DİYAFRAM

  • Göğüs ve karın boşluğunu birbirinden ayıran güçlü bir kastır.
  • Kasıldığı zaman göğüs kafesi genişler ve akciğerlere hava dolar.
  • Gevşediği zaman göğüs kafesi daralır ve hava dışarı çıkar.

SOLUK ALIP VERME OLAYI

SOLUK ALMA

  • Diyafram ve kaburgalar arası kaslar kasılır.
  • Göğüs kafesi genişler.
  • Akciğerlere hava dolar.
BURUN>YUTAK>GIRTLAK>SOLUK BORUSU>BRONŞLAR>AKCİĞERLER>BRONŞÇUKLAR> ALVEOLLER

SOLUK VERME

  • Diyafram ve kaburgalar arası kaslar gevşer.
  • Göğüs kafesi daralır.
  • Akciğerlerin içindeki hava boşalır.
ALVEOLLER>BRONŞÇUKLAR>AKCİĞERLER> BRONŞLAR>SOLUK BORUSU>GIRTLAK>YUTAK>BURUN
SOLUK ALIP VERME OLAYI – Döndü Topkaya

NOT:

Kireç suyuna Karbondioksit temas ederse bulanır. Metilen mavisi Karbondioksit varlığında sarı renk alır. Bir ortamda solunum olup olmadığını bunlar ile anlayabiliriz.


6.Sınıf 2.Ünite Solunum Sistemi Konu Özeti


Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

8.SINIF 2. ÜNİTE DNA VE GENETİK KOD

DNA

8.Sınıf 2.Ünite DNA ve Genetik Kod Konu Özeti

DNA VE GENETİK KOD


KROMOZOM

DNA özel bir protein kılıf ile birleşerek kısalır , kalınlaşır ve Kromozom denilen yapıları meydana getirir.

DNA

Kromozomları oluşturan ve kalıtsal özelliklerin nesilden nesle aktarılmasını sağlayan yönetici moleküldür.

GEN

Bir görevi yerine getirmek için özelleşmiş DNA bölümleridir. Göz rengi, saç rengi, boy uzunluğu gibi özellikleri oluşturur.

NÜKLEOTİD

DNA’nın en küçük yapı birimidir.

NOT:

  • Kromozom sayısı aynı türün sağlıklı bireylerinde aynıdır.
  • Kromozom sayısı canlılar için ayırt edici bir özellik değildir. Farklı canlıların kromozom sayıları aynı olabilir.
  • Kromozom sayısı ile canlı gelişmişliği arasında bir ilgi yoktur.
  • Kromozom sayısının vücut büyüklüğü ile alakası yoktur.

NÜKLEOTİD

  • 4 çeşit nükleotid vardır. ADENİN,TİMİN,GUANİN,SİTOZİN
  • Canlılarda çeşitliliği sağlayan nükleotidlerin sayısında ve dizilişindeki farklılıktır.
  • Tüm canlılarda nükleotid çeşitleri aynıdır.

DNA’NIN YAPISI

  • DNA çift zincirli sarmal yapıdan oluşur.
  • En küçük yapı birimi nükleotidtir.
  • En küçük görev birimi gendir.
  • Adenin nükleotidi her zaman Timin nükleotidi ile eşleşir ve ikili Hidrojen bağı ile birbirine bağlanır.
  • Guanin nükleotidi her zaman Sitozin nükleotidi ile eşleşir ve üçlü Hidrojen bağı ile birbirine bağlanır.
  • DNA ‘da organik bazların toplam sayısı toplam nükleotid sayısına eşittir.
  • Fosfat sayısı şeker sayısına eşittir.

NOT:

DNA molekülünden bahsediliyorsa toplam nükleotid sayısı hesaba katılır. DNA’nın tek zincirinde diyorsa toplam nükleotid sayısının yarısı hesaba katılır.

  • ÖRNEK SORU:
  • 2000 Nükleotidten oluşan bir DNA modelinde 600 tane ADENİN nükleotid varsa kaç tane GUANİN nükleotid vardır?
  • CEVAP:
  • ADENİN=TİMİN
  • 600 ADENİN+600 TİMİN= 1200
  • 2000 nükleotidin 1200’ü A+T ise geriye kalan 800 nükleotid GUANİN+SİTOZİN olacağından sonuçta 400 GUANİN ve 400 SİTOZİN olacaktır.
  • GUANİN=400

  • ÖRNEK SORU:
  • DNA’nın tek zincirinde 500 ADENİN ve 300 TİMİN bulunmaktadır. DNA molekülünde toplam 2000 nükleotid olduğuna göre bu DNA’da kaç tane GUANİN vardır?
  • CEVAP:
  • Tek zincirde 500 ADENİN+ 300 TİMİN= 800 ise çift zincirde A+T sayısı=1600 olur. Toplam 2000 nükleotid olduğuna göre kalan 400 nükleotidin yarısı GUANİN yarısı SİTOZİNdir. GUANİN sayısı=200

DNA’NIN KENDİNİ EŞLEMESİ

  1. Organik bazlar arasındaki bağlar koparak çift zincir bir fermuar gibi açılır.
  2. Ayrılan zincirlerdeki nükleotidlerin karşısına sitoplazmadan gelen hazır nükleotidler uygun şekilde eşleşir.
  3. Bir zinciri eski diğer zinciri yeni olan iki DNA oluşur.
  4. Şekilde 1 ve 4. zincirler ile 2 ve 3. zincirler birbiriyle aynıdır. 1 ve 2 eski, 3 ve 4 yeni oluşan zincirlerdir.

NOT:

DNA kendini eşlemesi esnasında bazen hatalı durumlar oluşabilmektedir. Bu hatalardan bazıları düzeltilebilirken bazıları düzeltilememektedir.

8.Sınıf 2.Ünite DNA ve Genetik Kod Konu Özeti



Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

6.SINIF 2.ÜNİTE DOLAŞIM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Dolaşım Sistemi Konu Özeti

6.Sınıf 2.Ünite Dolaşım Sistemi Konu Özeti

DOLAŞIM SİSTEMİ

DOLAŞIM NEDİR?

Besin , oksijen, su ve hormonların hücrelere ulaştırılmasına ve hücrelerden atık maddelerin toplanmasına DOLAŞIM denir. Dolaşım sistemi sayesinde hücrelere ihtiyaç duyduğu maddeler ulaştırılırken, hücrelerde oluşan atık maddeler toplanarak uzaklaştırılması sağlanmış olur. Dolaşım sistemi kalp, damarlar ve kan gibi yapı ve organlardan oluşur.

damarlar gif – Döndü Topkaya

DOLAŞIM SİSTEMİ YAPI VE ORGANLARI

1-KALP

  • Göğüs kafesinin sol tarafında bulunur.
  • Kanı vücuda pompalar.
  • Dört odacıklı yapısı vardır.
  • Üst kısımdaki odacıklar küçük, alt kısımdaki odacıklar büyüktür.
  • Üst odacıklarda kanı kalbe getiren damarlar, alt odacıklarda ise kanı kalpten vücuda dağıtan damarlar bulunur.
  • Üst ve alt odacıklar arasında tek yöne açılan kapakçıklar bulunur.
  • Kalbin sol bölümü ve sağ bölümü arasında bulunan perde sayesinde kirli kan ile temiz kan birbirine karışmaz.
  • Üst odacıklardaki kaslar ile alt odacıklardaki kasların çalışması birbirine zıttır. Üst odacıklar kasılırken alt odacıklar gevşer ve alt odacıklar kasılırken üst odacıklar gevşer. Böylece kanın geçişi sağlanır.
  • Kalbin sağ tarafında kirli, sol tarafında temiz kan bulunur.

Yetişkin bir insanın kalbi 200-300 g civarındadır.

DAMARLAR

Kanın içerisinde dolaştığı ince kanallara DAMAR denir.

ATARDAMAR

  • Kanı kalpten uzaklaştıran damarlardır.
  • Akciğer atardamarı hariç temiz kan taşırlar.

TOPLARDAMAR

  • Vücuttan kanı toplayarak kalbe getiren damarlardır.
  • Akciğer toplardamarı hariç kirli kan taşırlar.

KILCAL DAMAR

  • Atardamar ile toplardamar arasında bulunan ve kanın her yere ulaşması için ince dallara ayrılmış damarlardır.

KAN DOLAŞIMI

BÜYÜK KAN DOLAŞIMI

  • Kanın kalp ile bütün vücut arasındaki dolaşımıdır.
  • Kalpten çıkan temiz kan bütün vücuda dağılır.
  • Dokularda kirlenen kan tekrar kalbe geri döner.

NABIZ

KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI

  • Kanın kalp ve akciğerler arasındaki dolaşımıdır.
  • kalpten çıkan kirli kan akciğerlerde temizlenerek kalbe geri döner

Kalbin kasılması sırasında kanın atardamarlara vurması olayına nabız denir. Sağlıklı ve yetişkin bir insanda nabız dakikada ortalama 75 kadardır. Fiziksel aktivitelere bağlı olarak değişir.

TANSİYON

Kanın damarda akarken atardamara uyguladığı basınca denir. Sağlıklı bir insanda büyük tansiyon 120 mm-Hg ve küçük tansiyon 80 mm-Hg’dır.

KAN

  • Damarlarımızın içinde dolaşan hayati sıvıdır.
  • Hücrelere oksijen taşır.
  • Hücrelerdeki atık maddeleri ve karbondioksiti toplar.
  • Vücut sıcaklığını ayarlar.
  • Hormon taşır.

KAN PLAZMASI

Kandan kan hücreleri çıkarıldığında geriye kalan madden kan plazmasıdır. Kan plazmasının %90’ı sudur. Geriye kalan kısmı yağ, hormon, karbonhidrat, protein ve vitamindir.

KAN HÜCRELERİ

ALYUVAR

  • Kırmızı kan hücreleridir.
  • Oksijen ve Karbondioksit taşımada görevlidir.
  • Olgun alyuvarlar çekirdeksiz hücrelerdir.
  • Kırmızı kemik iliği, karaciğer ve dalakta üretilir.
  • Yetişkin ve sağlıklı bir insanda 1 mm3 kanda 3-5 milyon alyuvar bulunur.
ALYUVAR – Döndü Topkaya

AKYUVAR

  • Vücudu mikroplara karşı korur.
  • Beyaz renkli ve çekirdeklidir.
  • Mikropları yok eden antikor oluşturur.
  • Hastalık durumunda sayıları artar.
  • Yetişkin ve sağlıklı bir insanda 1mm3 kanda 5000-7000 akyuvar bulunur.
AKYUVAR – Döndü Topkaya

KAN PULCUKLARI

  • Renksiz ve çok küçük kan hücreleridir.
  • Kanın pıhtılaşmasında görev alır.
  • Yetişkin ve sağlıklı bir insanda 1mm3 kanda 200-300 bin kan pulcuğu bulunur.
KAN PULCUKLARI – Döndü Topkaya

KAN GRUPLARI

Alyuvarların taşıdığı protein farklılığına göre farklı kan grupları vardır. A, B ,0 ve AB olmak üzere 4 çeşit kan grubu vardır. Ayrıca Rh faktörü taşıyanlarda Rh+ , taşımayanlarda Rh- kan grupları oluşur.

Rh faktörüABAB0
+A Rh+B Rh+AB Rh+0+
A Rh-B Rh-AB Rh-0-

KAN NAKLİ

Kişiler arasında gerçekleşen kan alış verişine KAN NAKLİ denir. Kan nakli yapılacak kişilerin kan grupları aynı olmalıdır.

KAN BAĞIŞI

Sağlıklı kişilerin ihtiyacı olan kişilere kan vermesidir. Ülkemizde kan bağışı işlemlerini Sağlık Bakanlğına bağlı kuruluşlar yürütür.( TÜRK KIZILAY DERNEĞİ)

Kan bağışı ile kişilerin sağlıklı olması sağlanır.

Toplumsal dayanışma sağlanır.

Ölümlerin azalması sağlanır.

6.Sınıf 2.Ünite Dolaşım Sistemi Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

6.SINIF 2.ÜNİTE SİNDİRİM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Sindirim Sistemi Konu Özeti

6.Sınıf 2.Ünite Sindirim Sistemi Konu Özeti

SİNDİRİM SİSTEMİ

SİNDİRİM NEDİR?

Besinlerin hücre zarından geçebilecek kadar küçültülmesine SİNDİRİM denir.

FİZİKSEL(MEKANİK) SİNDİRİM

Fiziksel sindirim besinlerin yapı taşlarına ayrılmadan sadece boyutundaki küçülmedir. Kimyasal sindirimi kolaylaştırır.

KİMYASAL SİNDİRİM

Besinlerin hücre zarından geçebilecek kadar küçük parçalara ayrılmasıdır. Kimyasal sindirim ENZİM adı verilen özel yapılarla gerçekleşir.

SİNDİRİM SİSTEMİNİ OLUŞTURAN YAPI VE ORGANLAR

AĞIZ

Sindirim sisteminin ilk organıdır. Besinler dişler ve dil yardımıyla fiziksel olarak parçalanır. Tükrük ile ıslatılır. Tükrükte bulunan enzimler ile Karbonhidratların kimyasal sindirimi başlar.

YUTAK

Ağızda sindirimi başlayan besinleri yemek borusuna iletir. Sindirim gerçekleşmez.

YEMEK BORUSU

Yutaktan gelen besinleri mideye iletir. Sindirim gerçekleşmez.

MİDE

Kasılıp gevşeme hareketi ile besinleri bulamaç haline getirir ve fiziksel sindirim gerçekleşir. Mide özsuyundaki enzimler proteinlerin kimyasal sindirimini başlatır.

İNCE BAĞIRSAK

Sindirim ve emilim olmak üzere iki görevi vardır.Sindirimi başlayan protein ve karbonhidratların kimyasal sindirimi burada tamamlanır. Ayrıca yağların sindirimi de burada başlar ve tamamlanır. Karaciğerde üretilen safra sıvısı incebağırsağa dökülür. Safra büyük yağ moleküllerini küçülterek fiziksel sindirimi sağlar. Pankreas özsuyu ise incebağırsağa dökülerek karbonhidrat, protein ve yağların kimyasal sindirimini tamamlar.İncebağırsağın duvarında bulunan villuslar sindirilmiş besinleri kana geçirir. Bu olaya EMİLİM denir.

KALIN BAĞIRSAK

İnce bağırsakta sindirimi ve emilimi tamamlanan besinlerden geriye kalan atıkların oluşturduğu posa içindeki su, vitamin ve mineraller buradan emilir. Kalan kısım anüse iletilir.

ANÜS

Sindirim kanalının son bölümüdür. Atık maddeler buradan dışarı atılarak vücuttan uzaklaştırılır.

KİMYASAL SİNDİRİM NERELERDE VAR?

BESİNAĞIZMİDEİNCE BAĞIRSAK
KARBONHİDRAT VARYOKVAR
PROTEİN YOKVARVAR
YAĞ YOKYOKVAR

NOT: Fiziksel sindirimde enzimler görev almaz.

Kimyasal sindirimde besinlerin ayrılacağı yapı taşları şu şekildedir;

  • KARBONHİDRATLAR———> GLİKOZ
  • PROTEİNLER————>AMİNOASİT
  • YAĞLAR————> YAĞ ASİDİ VE GLİSEROL
SİNDİRİM SİSTEMİ VİDEO – Döndü Topkaya

SİNDİRİME YARDIMCI ORGANLAR

KARACİĞER

  • Karaciğer hücreleri tarafından üretilen safra sıvısı safra kesesinde toplanır.
  • Safra kesesi özel bir kanalla ince bağırsağa bağlıdır.
  • Safra enzim içermez.
  • Safra büyük yağ moleküllerini parçalar ve küçültür.(Fiziksel sindirim)

PANKREAS

  • Midenin hemen altında yer alan ve yaprağa benzeyen organdır.
  • Pankreastan salgılanan pankreas özsuyu özel bir kanalla ince bağırsağa dökülür.
  • Pankreas özsuyu içerinde karbonhidrat, protein ve yağların kimyasal sindirimini sağlayan enzimler bulunur.
SİNDİRİM SİSTEMİ – Döndü Topkaya

6.Sınıf 2.Ünite Sindirim Sistemi Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

6.SINIF 2.ÜNİTE DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ

DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ

İSKELET SİSTEMİ

KAS SİSTEMİ

İSKELET SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

Yürüme, koşma, oturup kalkma gibi günlük hayattaki aktivitelerimizi gerçekleştirmemizi sağlayan sisteme İSKELET SİSTEMİ denir.

İSKELET SİSTEMİNİN GÖREVLERİ

  • Hareket etme
  • Vücuda şekil verme
  • İç organları koruma
  • Bağlanma yüzeyi oluşturma
  • Kan hücreleri üretme

NOT:Yetişkin bir insanın iskeletinde yaklaşık 206 adet kemik bulunur. Bebeklerde yaklaşık 304 adet kemik bulunur ve büyüdükçe bu kemikler kaynaşır. Kemikler de canlıdır ve kalsiyum , fosfor gibi mineralleri depolar.

İSKELET 3 KISIMDAN OLUŞUR.

  1. BAŞ İSKELETİ: Kafatası ve yüz kemikleri
  2. GÖVDE İSKELETİ: Omurga, göğüs kafesi ve kalça
  3. ÜYELER İSKELETİ: Kol ve bacaklar
6.Sınıf 1.Ünite Destek Ve Hareket Sistemi Konu Özeti
İSKELET dans gif – Döndü Topkaya

KEMİK ÇEŞİTLERİ

UZUN KEMİKLER

  • Boyu eninden fazla olan kemiklerdir.
  • Kol ve bacak kemikleri uzun kemiklerdir.
  • El ve ayak parmak kemikleri içlerinde sarı kemik iliği bulunduğundan ve boyu eninden fazla olduğundan uzun kemiklerdir.

KISA KEMİKLER

  • Enleri boylarına yakın olan kemikleridir.
  • El ve ayak bilek kemikleri ile omur kemikleri kısa kemiklerdir.

YASSI KEMİKLER

  • Eni boyundan fazla olan kemiklerdir.
  • Levha gibi yassı haldedir.
  • Kafatası, göğüs kemiği,kalça ve kürek kemikleri, kaburga kemikleri yassı kemiklerdir.

EKLEMLER

İki veya daha fazla kemiğin birbirine bağlanma noktasına eklem denir.

eklemler gif – Döndü Topkaya

OYNAR EKLEM

  • Hareket yeteneği fazla olan eklemlerdir.
  • Eklem sıvısı kayganlık sağlar.
  • Kol ve bacak eklemleri, diz, dirsek, omuz ve parmak eklemleri

YARI OYNAR EKLEM

  • Hareket yeteneği az olan eklemlerdir.
  • Boyun, bel, sırt ve göğüs eklemleri

OYNAMAZ EKLEM

  • Kemikleri hareket etmeyecek şekilde kaynamış eklemlerdir.
  • Kafatası eklemleri

NOT: Eklem sıvısı tüm oynar eklemlerde yer alır. Bebeklerde kafatası eklemleri tam kaynamış durumda değildir. Büyüdükçe oynamaz eklem haline gelir.

EKLEMLER – Döndü Topkaya

KAS SİSTEMİ

İskeletimiz ile birlikte vücuda şekil ve hareket kazandıran yapıya KAS denir.

ÇİZGİLİ KAS

  • Kemikleri hareket ettiren kaslardır.
  • İstemli çalışırlar.
  • Hızlı kasılıp çabuk yorulurlar.
  • Kol ve bacaklarda bulunur.
  • Hücreleri çok çekirdeklidir.

DÜZ KAS

  • İç organların yapısında bulunan kaslardır.
  • İstemsiz çalışırlar.
  • Yavaş kasılıp yorulmazlar.
  • Hücreleri tek çekirdeklidir.

KALP KASI

  • Kalbin yapısında bulunan kaslardır.
  • İstemsiz çalışır.
  • Hızlı kasılır ama yorulmaz.
  • Mikroskop incelemesinde çizgili yapı gösterir.

KASLAR VE ÇALIŞMA ŞEKLİ

  • Kaslar iskeletimize bağlıdır. Kasların kemiklere bağlantı noktalarına TENDON denir.
  • Kaslarda bulunan lifler kasılıp gevşeyerek kasların hareket etmesini sağlar.
  • Kasılan kas kısalır ve şişkinleşir.
  • Gevşeyen kas incelir ve uzar.
  • Hareketimizi sağlayan kas grupları birbiri ile zıt çalışır. Örneğin kolumuzu yukarı kaldırmak istediğimizde ön taraftaki kas grubu kasılırken arka taraftaki kas grubu gevşer.
  • Kalpte bulunan kaslar devamlı olarak kasılıp gevşer ve kan pompalar.
  • İç organlarımızı oluşturan kaslar sürekli kasılıp gevşeme hareketi yapar.
KASLARIN KASILIP GEVŞEMESİ – Döndü Topkaya

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

Fenozom’u takip edin!

7.SINIF 2.ÜNİTE MAYOZ BÖLÜNME

7.Sınıf 2.Ünite Mayoz Bölünme Konu Özeti

7.Sınıf 2.Ünite Mayoz Bölünme Konu Özeti

MAYOZ BÖLÜNME

EŞEYLİ ÜREME NEDİR?

Erkek üreme hücresi sperm ile dişi üreme hücresi yumurtanın birleşmesiyle yeni canlının oluşmasına EŞEYLİ ÜREME denir.

EŞEY(ÜREME) HÜCRELERİ SPERM VE YUMURTA NASIL OLUŞUR?

Üreme ana hücreleri mayoz bölünme geçirerek üreme hücrelerini oluşturur. Dişi bireyde yumurta ana hücrelerinden yumurta hücrelerinin oluşumu ve erkek bireyde sperm ana hücrelerinden sperm hücrelerinin oluşumu mayoz bölünme ile olur.

Peki tam olarak nedir bu üreme ana hücreleri? Sırayla inceleyelim.

  • Sperm ana hücrelerinden mayoz bölünme ile sperm hücreleri oluşur. Erkek birey ergenliğe ulaşmadan önce sperm ana hücreleri mitoz bölünme ile sayısını artırır. Sperm ana hücrelerinde mitoz ile çoğalma ergenlik sonrasında da devam eder. Böylelikle erkek bireyler sürekli sperm üretebilirler. Sperm ana hücrelerinin döllenme yeteneği yoktur. Bu sebeple mayoz bölünme geçirerek döllenme yeteneği olan sperm hücrelerini oluştururlar. Sperm hücreleri tekrar mayoz veya mitoz geçirmez.
  • Yumurta ana hücrelerinden mayoz bölünme ile yumurta hücreleri oluşur. Dişi bireylerde henüz anne karnındayken belirli sayıda yumurta ana hücresi oluşturulur ve ergenlik dönemini bekler. Dişi bireydeki yumurta ana hücreleri erkek bireyde olduğu gibi mitozla çoğalamaz. Ergenlik dönemine gelindiğinde döllenme yeteneği olmayan yumurta ana hücreleri mayoz bölünme geçirerek döllenme yeteneği olan yumurta hücrelerini oluşturur. Yumurta hücreleri yeniden mitoz veya mayoz geçirmez.
  • ÖZETLE ; Üreme ana hücreleri hem mitoz hem mayoz geçirebilirken üreme hücreleri mitoz veya mayoz geçiremez.

MAYOZ BÖLÜNMENİN ÖNEMİ

  • Canlılarda biyolojik çeşitliliği sağlar.
  • Tür içinde kromozom sayısının sabit kalmasını sağlar.
  • Mayoz bölünme ile yarıya inen kromozom sayısı döllenme ile yeniden eski haline gelir ve türün kromozom sayısı korunmuş olur.
  • Üreme hücrelerini oluşturarak neslin devam etmesini sağlar.
  • Döllenme ile birlikte tür içi çeşitliliğin oluşmasında etkilidir.

MAYOZ BÖLÜNMENİN ÖZELLİKLERİ

  • Üreme ana hücrelerinde görülür.(2n)
  • n kromozomlu 4 yavru hücre oluşur.
  • Oluşan hücreler kalıtsal olarak birbirinden ve ana hücreden farklıdır.
  • Erkeklerde sperm hücrelerinin oluşumunu ve dişilerde yumurta hücrelerinin oluşmasını sağlar.
  • Kromozom sayısı yarıya iner. Bu şekilde döllenmede yeniden iki katına çıkacağı için tür içinde kromozom sayısı sabit kalmış olur.
  • Eşeyli üremenin temelini oluşturur.
  • Homolog kromozomlar arasında parça değişimi olması genetik çeşitliliği sağlar.(krossing-over)
  • Mayoz 1 ve Mayoz 2 olmak üzere iki aşamada gerçekleşir.
  • Kromozom sayısı Mayoz 1 de yarıya iner.
  • Mayoz ergenlik döneminde başlar ve üreme dönemi boyunca devam eder.
döllenme
sperm
yumurta

MAYOZ BÖLÜNMENİN EVRELERİ

  • HAZIRLIK
  • Mayoz bölünme öncesinde DNA kendini eşler.
  • Hücre bölünmek için hazırlık yapar.
  • MAYOZ 1
  • Kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozomları oluşturur.(2n=6)
  • Biri anneden diğeri babadan gelen homolog kromozom çiftleri karşılıklı yer alır.
  • Çekirdek zarı ve çekirdekçik kaybolur.
  • Homolog kromozomların birbirlerine sarılma noktalarından parça alışverişi yapılır. Bu olaya parça değişimi(krossing-over) denir.
  • Homolog kromozomlar karşılıklı olacak şekilde kromozomlar ekvatoral düzlemde dizilirler.
  • Homolog kromozomlar zıt kutuplara doğru çekilerek birbirinden ayrılır.
  • Bu bölümde ayrılan homolog kromozom çiftleridir. Kardeş kromatidler hala sentromer noktalarından birbirine bağlıdır ve ayrılmamıştır.
  • Homolog kromozomların ayrılmasıyla bu evrede kromozom sayısı yarıya iner.
  • Sitoplazma bölünmesinin tamamlanmasıyla Mayoz 1 sona erer ve kromozom sayısı ana hücrenin yarısı kadar olan iki yeni hücre oluşur.
  • MAYOZ 2
  • Kromozomlar yeniden belirginleşir.
  • Hücrenin ekvatoral kısmında dizilirler.
  • İğ ipliklerinin kısalmasıyla kardeş kromatidler zıt kutuplara çekilerek birbirinden ayrılır.
  • Bu evre Mitoz bölünmeye benzer ve kromozom sayısı değişmez.
  • Sitoplazma bölünmesinin tamamlanmasıyla birbirlerinden farklı ve ana hücrenin yarısı kadar kromozoma sahip 4 yeni hücre oluşur.(n=3)
  • Eriyen çekirdek zarı ve çekirdekçik yeniden oluşur.
  • Kromozomlar kromatin ağ haline geri döner.

MİTOZ

  • Vücut hücrelerinde görülür.
  • Kromozom sayısı değişmez.
  • Oluşan hücreler genetik yönden aynıdır.
  • 2 yeni hücre oluşur.
  • Büyüme , gelişme , onarım ve eşeysiz üremeyi sağlar.
  • Zigotla başlar, canlı yaşamının sonuna kadar devam eder.
  • Çeşitliliğe katkısı yoktur.

MAYOZ

  • Üreme ana hücrelerinde görülür.
  • Kromozom sayısı yarıya iner.
  • Oluşan hücreler genetik yönden farklıdır.
  • 4 yeni hücre oluşur.
  • Eşeyli üremeyi sağlar.
  • Ergenlik ile başlar, üreme dönemi boyunca devam eder.
  • Döllenme ile birlikte genetik çeşitliliği sağlar.

7.Sınıf 2.Ünite Mayoz Bölünme Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

Fenozom’u takip edin!

7.SINIF 2.ÜNİTE HÜCRE BÖLÜNMESİ

7.Sınıf 2.Ünite Mitoz Bölünme Konu Özeti

7.Sınıf 2.Ünite Mitoz Bölünme Konu Özeti

HÜCRE BÖLÜNMESİ

HÜCRE BÖLÜNMESİ NEDİR?

Bir hücrenin belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra bölünerek yeni hücreler oluşturmasına HÜCRE BÖLÜNMESİ denir.

HÜCRE NEDEN BÖLÜNÜR?

  • Hücre belirli bir büyüklüğe ulaştığı zaman çekirdek çok fazla büyüyen sitoplazmayı yönetmekte zorlanır ve bölünme emri verir.
  • Hücre bölünmesinin amacı yeni hücreler meydana getirmek ve kalıtsal bilgiyi aktarmaktır.

HÜCRE BÖLÜNMESİ


MİTOZ BÖLÜNME

MAYOZ BÖLÜNME

A-MİTOZ BÖLÜNMENİN ÖNEMİ

1.BÜYÜME VE GELİŞME

Çok hücrelilerde büyüme ve gelişmeyi sağlar.

2.ONARIM/YENİLENME

Yaraların iyileşmesi ve yenilenmeyi sağlar.

3.ÜREME

Tek hücrelilerde çoğalmayı sağlar.


MİTOZ BÖLÜNMENİN ÖZELLİKLERİ

  • Vücut hücrelerinde ve üreme ana hücrelerinin oluşumunda görülür.
  • Bir hücreden iki yavru hücre meydana gelir.
  • Oluşan yavru hücreler birbiriyle ve ana hücreyle kalıtsal olarak aynıdır.
  • Kromozom sayısı değişmez.
  • Farklılaşma olmadığı için genetik çeşitliliğe katkısı yoktur.
  • Yeni oluşan hücrelerde organel sayısı farklı olabilir fakat organel çeşitliliği aynıdır.
  • Mitoz zigotla başlar ve canlının yaşamının sonuna kadar devam eder.
  • 2n kromozomlu(diploid) hücreden 2n kromozomlu hücreler oluşur.

MİTOZ BÖLÜNMENİN EVRELERİ

  1. HAZIRLIK EVRESİ
  2. ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ
  3. SİTOPLAZMA BÖLÜNMESİ

7.Sınıf 2.Ünite Mitoz Bölünme Konu Özeti
  • HAZIRLIK EVRESİ
  • DNA eşlenir ve sayısını iki katına çıkarır.
  • Hücre bölünme için gerekli hazırlıkları tamamlar
  • 1.EVRE
  • Çekirdek zarı ile çekirdekçik eriyerek kaybolur.
  • Kromatin iplik halindeki DNA özel proteinlere sarılarak kısalıp kalınlaşır ve kromozomları oluşturur. Her kromozom iki “kromatid”ten oluşur. Bunlara kardeş kromatid denir.Kardeş kromatidler birbirinin aynısıdır ve sentromer(orta bölüm) kısmından birbirlerine bağlanarak kromozomu oluştururlar.
  • Eşlenen sentriyoller iğ ipliklerini oluşturur.
  • İğ iplikleri kromozomlara sentromer bölümlerinden bağlanır.
kromozom/ kardeş kromatidler
  • 2.EVRE
  • Kromozomlar hücrenin ekvatoral düzelminde sıralanır.
  • Kromozomların en net görüldüğü ve sayılabildiği evre bu evredir.
  • 3.EVRE
  • İğ iplikleri kısalarak kardeş kromatidleri sentromerlerinden ayırır ve zıt kutuplara doğru çeker.
  • Zıt kutuplara hareket eden kardeş kromatidler birbirinden ayrılır.
  • 4.EVRE
  • Hücrenin zıt kutuplarındaki kromozomların etrafında yeniden çekirdek zarı ve çekirdekçik oluşur.
  • Kromozomlar yeniden kromatin iplik haline dönüşür.
  • İğ iplikleri kaybolur ve çekirdek bölünmesi tamamlanmış olur.
  • SİTOPLAZMA BÖLÜNMESİ(SİTOKİNEZ)
  • Hayvan hücrelerindeki sitoplazma bölünmesi sırasında, hücre düzleminin ortasına yakın kısımlarında derin olmayan bir oluk oluşmaya başlar. Bu olaya boğumlanma denir.
  • Bölünme sonucu oluşan hücrelerin her biri kendine ait çekirdek, sitoplazma ve organeller bulundurur.
MİTOZ BÖLÜNME – Döndü Topkaya
7.Sınıf 2.Ünite Mitoz Bölünme Konu Özeti
orta lamel

NOT: Bitkilerde hücre zarının üzerinde hücre çeperi bulunduğu için sitoplazma boğumlanmaz. Ara lamel oluşumu ile sitokinez gerçekleşir.

KANSER NEDİR?

Hücrelerin kontrolsüz ve çok hızlı şekilde art arda mitoz geçirmesi ile kanser oluşur. Kanser hücrelerinin hızlı şekilde çoğlamasıyla oluşan çıkıntılara tümör denir.

7.Sınıf 2.Ünite Mitoz Bölünme Konu Özeti

Fenozom’u takip edin!

Fenozom’u Takip Edin!

7.SINIF 2.ÜNİTE HÜCRE

hayvan hücresi

7.Sınıf Fen Bilimleri 2.Ünite Hücre Konu Özeti

HÜCRE

HÜCRE NEDİR?

Canlılarda canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine HÜCRE denir. Tüm canlılar beslenme, solunum, üreme gibi ortak özelliklere sahiptir. Bu ortak özelliklerden birisi de hücresel yapıda olmadır.

Doğada bulunan canlılar tek hücreli veya çok hücreli olabilirler. Tek hücreli canlılarda bütün yaşamsal olaylar bir hücrede meydana gelirken, çok hücreli canlılarda hücreler belli görevleri gerçekleştirmek üzere özelleşmiş ve gruplaşmıştır.

HÜCRENİN TEMEL KISIMLARI

Hücre

Hücre üç temel kısımdan oluşur.

Bunlar dıştan içe doğru ;

  1. HÜCRE ZARI
  2. SİTOPLAZMA
  3. ÇEKİRDEK

HÜCRE ZARININ YAPISI VE GÖREVLERİ

HÜCRE ZARI
  • Hücreyi dış etkilerden korur ve ona şekil verir.
  • Canlı, saydam, esnek ve akışkan yapıdadır.
  • Zamanla büyüyebilir ve kendini onarabilir.
  • Seçici geçirgen yapıdadır. Her maddeyi almaz.
  • Madde geçişine izin veren por adı verilen gözenekler bulunur.
  • Sitoplazmanın dağılmasını önler.
  • Hücrede biriken zararlı maddelerin atılmasını sağlar.
  • HÜCRE ÇEPERİNİN YAPISI VE GÖREVLERİ
  • Hücre zarının dışını çevreleyen sert, cansız ve esnek bir yapıdır.
  • Hücreye dayanıklılık sağlar ve dış etkilere karşı korur.
  • Sadece bitki hücrelerinde bulunur.
  • Tam geçirgendir.
  • Hücrenin temel kısımlarından biri değildir.

SİTOPLAZMANIN YAPISI VE ORGANELLER

SİTOPLAZMA
  • Hücre zarı ile çekirdek arasını dolduran, yumurta akı kıvamında yarı akışkan sıvıya sitoplazma denir.
  • Yapısı büyük oranda sudan oluşur.
  • Hücredeki yaşamsal faaliyetler burada gerçekleşir.
  • Sitoplazmada yaşamsal faaliyetlerin gerçekleştiği yapılara ORGANEL adı verilir.

ORGANELLER VE GÖREVLERİ

Ribozom

RİBOZOM

  • Bütün hücrelerde bulunan en küçük organeldir.
  • Protein üretiminde (sentezinde) görevlidir.
  • Genç hücrelerde sayısı fazladır.

MİTOKONDRİ

  • Hücre için gerekli olan enerjiyi üretir.
  • Enerji ihtiyacı fazla olan kas vb. hücrelerde mitokondri sayısı fazladır.
  • Besinleri oksijenle yakarak enerji elde eder.
Mitokondri
Endoplazmik Retikulum

ENDOPLAZMİK RETİKULUM

  • Hücre zarını çekirdeğe bağlayan kanallar sistemidir.
  • Sitoplazma içerisinde madde iletilmesini ve taşınmasını sağlar.

GOLGİ CİSİMCİĞİ

  • Hücre içinde salgı üretilmesi ve paketlenmesinden sorumludur.
  • Salgı yapan ter bezi hücreleri, tükürük bezi hücreleri gibi hücrelerde sayıca fazladır.
Golgi
KOFUL

KOFUL

  • Hücre içinde atık madde, besin ve su depolar.
  • Bitki hücrelerinde büyük ve az sayıda, hayvan hücrelerinde küçük ve çok sayıdadır.

LİZOZOM

  • Hücre içi sindirimde görevlidir.
  • Yaşlanmış organelleri parçalar.
  • Hücrenin dışarıdan gelen virüs, bakteri veya zehirli maddelere karşı savunmasında rol alır.
Lizozom
Sentrozom

SENTROZOM

  • Hayvan hücrelerinde bulunur. Bitki hücrelerinde bulunmaz.
  • Hücre bölünmesinde görev alır.

KLOROPLAST

  • Bitki hücrelerinde bulunur, hayvan hücrelerinde bulunmaz.
  • Karbondioksit, su ve ışık enerjisini kullanarak fotosentez yapar.
Kloroplast

NOT: Bitki hücrelerinde kloroplast, kromoplast ve lökoplast olmak üzere üç çeşit plastid vardır. Kromoplast sarı kırmızı ve turuncu renk verir. kök, meyve, çiçek vb. kısımlarda bulunur. Lökoplast renksizdir. Kök, yumru ve tohum gibi kısımlarda nişasta, yağ ve protein depolar.

HÜCRE ÇEKİRDEĞİ

  • Hücrede meydana gelen tüm yaşamsal faaliyetlerin yönetim merkezidir.
  • Organellerin uyum içerisinde çalışmasını yönetir.
  • Canlıya ait kalıtsal özelliklerin nesilden nesle aktarılmasını sağlayan kalıtım maddesi çekirdekte yer alır.

KALITIM MATERYALİ “DNA”

Hücrede yaşamsal faaliyetleri yöneten, aynı zamanda kalıtsal özellikleri nesilden nesle aktaran ipliksi yapıdaki yönetici molekül DNA’dır. DNA gelişmiş yapılı hücrelerde çekirdekte bulunur.

kromozom
kromozom
DNA
DNA
GEN

KROMOZOM

  • Hücre bölünmesi sırasında DNA özel proteinlere sarılarak kısalıp kalınlaşır ve kromozomları oluşturur.

DNA

  • Deoksiribonükleikasit kavramının kısaltılmış ismidir.
  • Kalıtsal şifrelerimiz kayıtlıdır.
  • Çift zincirli sarmal ipliktir.

GEN

  • Belli bir görevi yerine getirmek üzere özelleşmiş DNA parçalarıdır.
  • Göz rengi, boy uzunluğu, saç rengi vb. özelliklerin ortaya çıkmasından sorumludur.
  • DNA’nın en küçük görev birimleridir.
KROMOZOM – Döndü Topkaya
DNA – Döndü Topkaya
GEN – Döndü Topkaya

NOT

prokaryot canlı bakteri

Bakteri vb. ilkel yapılı canlılarda hücrede çekirdek yoktur. Bu canlılara prokaryot canlılar denir. Prokaryot canlılarda DNA sitoplazmaya dağılmış haldedir. Çekirdeğe sahip hücrelere ökaryot hücre denir.


GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE HÜCRE

Bilim insanları yıllar boyunca hücre ile ilgili çalışmalar yaptılar, çalışmalarını birbirleriyle
paylaştılar ve hücre ile ilgili bilinenler her geçen gün arttı. Hücre ve mikroskop alanlarında
kilometre taşı sayılan çalışmalar kronolojik sırasıyla şu şekildedir:

1590 Zacharias Janssen
Janssen
, mercek düzeneklerinden meydana gelen ilk
mikroskobu icat etti.
1665 Robert Hooke
Hooke, mikroskop altında incelediği şişe mantarı
kesitindeki gözeneklere “hücre” ismini verdi.
1674
Antonie van
Leeuwenhoek

Leeuwenhoek, havuz suyundan aldığı örneği inceleyerek
canlı hücre gözlemleyen ilk bilim insanı oldu.
1831 Robert Brown
Brown, hücrenin keşfinden yaklaşık 200 yıl sonra hücre
çekirdeğini keşfetti.
1838
1839
Matthias Schleiden &
Theodor Schwann

Bitkilerin ve hayvanların hücrelerden oluştuğunu savunan
Schleiden ve Schwann, hücre teorisinin temelini oluşturan;

  • Bütün canlı organizmalar bir veya daha fazla
    hücreden oluşur.
  • Hücreler canlıların en küçük yapı taşıdır.
    görüşlerini ortaya koydular.
    1855 Rudolf Virchow
    Virchow, mikroskop altında hücre bölünmesini
    gözlemleyerek hücre teorisine;
  • Bütün hücreler var olan hücrelerden oluşur.
    maddesini ekledi.
    1800’lü yılların ortalarına doğru bir grup bilim insanı, yapılan tüm çalışmalar sonucunda
    günümüzde hücre teorisi olarak bilinen teoriyi ortaya attılar.
    Hücre teorisine göre,
  1. Bütün canlılar bir ya da daha fazla hücreden oluşmuştur.
  2. Hücre, canlılık özelliklerini gösteren en küçük yapı birimidir.
  3. Yeni hücreler, var olan hücrelerin bölünmesi ile oluşur.
mikroskop

BİTKİ HÜCRESİ İLE HAYVAN HÜCRESİ ARASINDAKİ FARKLAR

hayvan hücresi
HAYVAN HÜCRESİ
  • Hücre duvarı yoktur.
  • Kofullar küçüktür ve sayıları fazladır.
  • Kloroplast yoktur.
  • Şekli yuvarlaktır.
  • Hücre bölünmesinden sorumlu sentriyoller bulunur.
BİTKİ HÜCRESİ
BİTKİ HÜCRESİ
  • Hücre duvarı vardır.
  • Kofullar büyüktür ve sayıları azdır.
  • Kloroplast vardır.
  • Şekli köşelidir.
  • Sentriyol bulunmaz.Bölünme sitoplazmadaki özel yapılar ile sağlanır.

HÜCREDEN ORGANİZMAYA

AKCİĞER HÜCRESİ
AKCİĞER DOKU
AKCİĞER
SOLUNUM SİSTEMİ
ORGANİZMA

HÜCRE–> DOKU–> ORGAN–> SİSTEM–> ORGANİZMA

Benzer yapı ve görevdeki hücreler bir araya gelerek dokuları, benzer yapı ve görevdeki dokular birleşerek organları, organlar uyum içinde çalışarak sistemleri ve sistemler organizmayı oluşturur.

Fen Bilimleri 7.Sınıf 2.Ünite Hücre Konu Özeti

-------DÖNDÜ TOPKAYA
——-DÖNDÜ TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

Fenozom’u takip edin!

5.SINIF 2.ÜNİTE CANLILARI TANIYALIM

Canlıların sınıflandırılması

CANLILARI TANIYALIM

5.Sınıf 2.Ünite Canlıları Tanıyalım Konu Özeti / 5.Sınıf 2.Ünite Canlıları Tanıyalım Konu Özeti

Canlıların sınıflandırılması

CANLILARI NEDEN SINIFLANDIRIRIZ?

Büyük bir süpermarkette gezdiğimizi düşünelim..Çikolata almak istiyoruz. Marketin tamamını gezmektense ilk bakacağımız yer atıştırmalıkların olduğu reyon olur. Aynı şekilde; binlerce kitabin olduğu bir kütüphanede bir kitap aradığımızı düşünecek olursak aradığımız kitaba benzer kitapların sıralandığı bölüme bakarız.

Doğada milyonlarca çeşit canlı vardır. Bilim insanları canlılara benzer özelliklerine göre gruplara ayırmışlardır. Bu gruplandırma sırasında canlıların fiziksel özellikleri, beslenmeleri, hareketleri ve çoğalma(üreme) şekilleri gibi özellikleri dikkate alınmıştır.

Canlıların benzer özelliklerine göre gruplandırılmasına SINIFLANDIRMA adı verilir. Sınıflandırma canlıları incelememizi kolaylaştırır.

Bilim insanları canlıları incelerken 4 gruba ayırmıştır.

CANLILAR

MİKROSKOBİK CANLILAR

MANTARLAR

BİTKİLER

HAYVANLAR

MİKROSKOBİK CANLILAR

Gözle görülemeyecek kadar küçük olup ancak mikroskop yardımıyla gözlenen canlılardır. Doğada çok fazla çeşitte mikroskobik canlı vardır. Biz bu konuda amip, bakteri, terliksi hayvan(paramesyum) ve öglena(kamçılı hayvan)yı inceleyeceğiz.

Genel özellikleri;

  • Mikroskobik canlılar tıpkı diğer canlılar gibi beslenme, solunum, hareket, üreme gibi canlılık olaylarını gerçekleştirirler.
  • Canlıların vücudunda, besinlerin üzerinde, su ,toprak ve hava gibi cansız ortamlarda, kısaca her yerde yaşayabilirler.
  • Yararlı ve zararlı olanları vardır.

Mikroskobik Canlı Örnekleri

Amip
Amip
Öglena(Kamçılı hayvan)
Paramesyum(Terliksi hayvan)
Bakteri

BAKTERİLER

Mikroskobik canlılar içerisinde en basit yapılı olanıdır. Her yerde yaşayabilirler ve uygun sıcaklık, nem, besin ortamı bulduklarında çok hızlı çoğalabilirler. Yararlı ve zararlı olan türleri vardır.

YARARLI BAKTERİLER

  • Sütün yoğurda dönüşmesini sağlarlar
  • Üzümün sirkeye dönüşmesini sağlarlar
  • Bağırsaklarımızda yaşayan ve bizim için B ve K vitamini yapan bakteriler vardır.

ZARARLI BAKTERİLER

  • Açıkta kalan yiyeceklerin bozulmasına neden olurlar.
  • Verem, tifo, kolera gibi hastalıklara yol açarlar.
  • Dişlerimizin çürümesine neden olurlar.

MANTARLAR

Mantarlar çok geniş bir yayılma alanına sahiptir. Hemen hemen her ortamda yaşayabilirler. Mantarlar dört grupta incelenir;

ŞAPKALI MANTARLAR

şapkalı mantar

KÜF MANTARI

küf mantarı

MAYA MANTARI

maya mantarı

PARAZİT MANTARLAR

parazit mantar

ŞAPKALI MANTARLAR

  • Şapkalı mantarlar toprağa bağlı yaşayan mantar çeşididir.
  • Gerçek kök, gövde ve yaprak gibi organları yoktur.
  • Bitki gibi görünmelerine rağmen bitki değildir ve fotosentez yapamazlar.
  • Bazı türlerini besin olarak tüketiriz fakat pek çoğu zehirlidir.
  • Çürümekte olan ölü bitki ve hayvan kalıntılarını parçalayarak besin elde ederler. Böylece doğadaki canlı artıklarının ortadan kalkmasını sağlayarak doğal dengeye katkıda bulunurlar.
  • Karanlık ve nemli ortamları severler.

KÜF MANTARI

  • Mikroskopta görülebilen mantar çeşididir.
  • Uzun süre açıkta kalan besinleri çürüterek tadını, kokusunu ve rengini değiştirir.
  • Küflü besinleri tüketmek sağlık açısından risklidir.
  • Bazı küf mantarlarından antibiyotikler elde edilir. Bunlardan biri peynir küfünden elde edilen penisilindir.

MAYA MANTARI

  • Mikroskop ile görülebilen canlılardır.
  • Uygun sıcaklık ve besin ortamında hızlı çoğalırlar.
  • Hamurun mayalanması ile ekmek yapımında görev alırlar.
  • Sütten peynir yapımında görev alırlar.
  • Etil alkol gibi bazı kimyasallar da maya mantarları tarafından oluşturulur.

PARAZİT MANTARLAR

  • İnsan, bitki ve hayvanlarda çeşitli hastalıklara neden olan mantar çeşididir.
  • İnsanlarda saçın bir bölümünün dökülmesine neden olan saçkıran hastalığı, erkeklerde sakalın bir bölümünün dökülmesine neden olan sakal kıran hastalığı bu mantarların sebep olduğu cilt rahatsızlıklarıdır.
  • Bitkilerde sararma ve kurumaya neden olurlar.
  • El ve ayaklarda kaşıntı , pul pul dökülme ve tırnağın şeklinin bozulmasına yol açarlar.
  • Ağızda yara ve pamukçuk oluşumuna neden olurlar.

Peki, küf mantarları ile penisilin ilacı arasında nasıl bir ilişki var? 1928 yılına kadar İngiliz bilim insanı Alexander Fleming bakterileri yok etmek üzerine çalışmalar yapar, fakat başarısız olur. Bir gün, tatil dönüşü laboratuvarına geldiğinde içinde farklı çeşitlerde bakterilerin bulunduğu petri kabını açık unuttuğunu fark eder. Açık unutulan kap küf mantarı ile dolmuştur. Petri kabını temizlemeye hazırlanan Fleming küf mantarının kenarında bulunan jel kıvamındaki yapıda herhangi bir çeşit bakteri topluluğu bulunmadığını fark eder. Oysaki kabın diğer kısımlarında bol miktarda bakteri vardır. Fleming bakterileri yok eden bu yapının Penicillium Notatum adı verilen küf mantarı olduğunu düşünür. Bu mantarların kenarlarında yer alan jöle kıvamındaki sulu kısmına ise penisilin adını verir. Fleming, penisilini küf mantarından ayırmayı başaramaz ve penisilin ile ilgili çalışmalarını 1934 yılında sonlandırır. Konu ile ilgili bir makalesinde ise penisilinin hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini belirtir, ancak genel olarak makalesinde değindiği nokta penisilinin küf mantarına duyarlı bakteriler ile diğer bakterileri birbirinden ayırmasıdır. Yani penisilinin hastalıkların tedavisinde kullanılması Fleming’den sonra başlar.

Bilim Genç Tübitak/Mehmet Şen/ yazının tamamını okumak için tıklayınız.

BİTKİLER

Kendi besinlerini kendisi üreten ve toprağa bağlı olarak yaşayan canlılardır.Diğer canlıların ihtiyacı olan besin ve oksijeni üretirler. Besin ve oksijen üretmek için su ve karbondioksit kullanırlar yani fotosentez yaparlar.

Bitkiler iki grupta incelenir.

ÇİÇEKLİ BİTKİLER

ÇİÇEKSİZ BİTKİLER

ÇİÇEKLİ BİTKİLER

Çiçekli bitkilerin kök, gövde, yaprak ve çiçekten oluşan kısımları vardır. Doğadaki bitkilerin büyük çoğunluğu çiçekli bitkidir. Tohum oluşturarak çoğalırlar.

  • kök:
  • Bitkilerin toprak altında kalan kısımlarıdır. Bitkilerin topraktan su ve mineral maddeler almasını sağlar. Bitkiyi toprağa bağlar
  • gövde:
  • Bitkinin çiçek, yaprak, meyve gibi bölümlerini taşır. Bitkinin dik durmasını sağlar. Köklerden gelen su ve mineralleri diğer bitki bölümlerine iletir.
  • yaprak:
  • Bitkilerin besin üretimi, gaz alışverişi ve terleme yapan bölümüdür. Yapraklar farklı şekil ve büyüklüğe sahip olabilir. Üzerlerinde küçük gözenek (delikler) ve madde taşıyan damarlar vardır.
  • çiçek:
  • Çiçekli bitkilerin çoğalmasını (üremesini) sağlayan bölümüdür. Üzerinde bitkinin üreme organları bulunur. Farklı renklerde ve özelliklerde olabilir. Renkleri ve yaydıkları koku böcekleri çeker. Bu sayede bitkilerin üremesi kolaylaşır

Çiçeğin Kısımları

  • dişi organ
  • erkek organ
  • taç yaprak
  • çanak yaprak
  • çiçek tablası

çiçek
erkek ve dişi organ

ÇİÇEKSİZ BİTKİLER

  • Üreme organı olan çiçeğe sahip olmayan basit yapılı bir bitki grubudur.
  • Çiçek olmadığı için tohum ve meyve oluşturamazlar.
  • Kök, gövde ve yaprakları iyi gelişmemiştir.
  • Eğrelti otları, ciğer otu, at kuyruğu, kara ve su yosunu, kibrit otu bu gruba örnektir.

HAYVANLAR

Canlılar aleminin en gelişmiş canlıları hayvanlardır. İhtiyaç duydukları besinleri diğer canlılardan karşılarlar. Beslenme şekilleri de değişiklik gösterir. Bazı hayvanlar etle(etçil), bazı hayvanlar otla(otçul) ve bazıları ise hem et hem de otla(hepçil) beslenirler. Hayvanlar vücütlarına dayanıklılık sağlayan iskelet ve omurga bulundurma durumuna göre iki grupta incelenirler.

OMURGASIZ HAYVANLAR

Karınca

OMURGALI HAYVANLAR

Aslan

OMURGASIZ HAYVANLAR

  • Solucanların tamamı omurgasızdır.
  • Deniz ve okyanus diplerinde yaşayan sünger ve mercanlar omurgasızdır.
  • Vücudu kabukla kaplı olan salyangoz, midye, yengeç birer omurgasız canlıdır.
  • Akrep, deniz anası, deniz yıldızı, kelebek, arı, sinek, çekirge, ahtapot, ıstakoz diğer omurgasız canlı örnekleridir.

Vücutlarında kemik ve kıkırdaktan yapılmış iskelet ve omurga bulunmayan canlılardır. İskeletleri olmadığı için vücutlarına destek sağlayan deri,kabuk ve kitin gibi dış iskeletleri vardır.

  • Omurgasız hayvanların karada ve suda yaşayan türleri vardır.
  • Bazı omurgasız hayvanlar parazit olarak diğer canlıların vücutlarında yaşarlar.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Çevremizde gördüğümüz böceklerin tamamı omurgasız hayvanlar grubundadır.

OMURGALI HAYVANLAR

Vücutlarında kemik ve kıkırdaktan oluşan bir omurga bulunduran hayvanlardır. Karada ve suda yaşayan türleri türleri vardır. Bazıları doğurarak bazıları yumurta ile çoğalır. Omurgalı hayvanlar beş grupta incelenir.

KUŞLAR

BALIKLAR

KURBAĞALAR

SÜRÜNGENLER

MEMELİLER

KUŞLAR

  • Kanatları olan omurgalı hayvanlardır.
  • Hindi, tavus kuşu, deve kuşu gibi bazı türleri uçamazlar.
  • Karada yaşarlar.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Vücutları tüylerle kaplıdır.
  • Ağızları gaga yapısına sahiptir.

BALIKLAR

  • Suda yaşayan omurgalı hayvanlardır.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Vücutları pullarla kaplıdır.
  • Solungaçlarıyla solunum yaparlar.
5.Sınıf 2.Ünite Canlıları Tanıyalım

KURBAĞALAR

  • Hem suda hem karada yaşarlar.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Nemli bir deriye sahiptirler.
  • Yumurtadan çıktıkları haliyle ergin halleri farklıdır. Yumurtadan çıkmış larva halleri kuyruklu bir yapıya sahiptir. Ergin kurbağa olana kadar başkalaşım geçirirler.
  • Hem deri solunumu hem de akciğer solunumu yaparlar.

SÜRÜNGENLER

  • Bazıları karada bazıları suda yaşarlar.
  • Yerde sürünerek hareket ederler.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Vücutları sert pullarla kaplıdır.

MEMELİLER

  • Omurgalı hayvanlar içinde en gelişmiş gruptur.
  • Karada ve suda yaşayan türleri vardır.
  • Yavrularını doğurarak dünyaya getirirler ve bir süre sütle beslerler.
  • Vücutları kıllarla kaplıdır.
  • Bazıları otçul, bazıları etçil, bazıları hepçildir.
  • Yarasa uçan memeli grubundadır.
  • Balina, yunus, fok, mors, yüzen memelilerdir.
  • Ornitorenk gagalı memelidir.

5.Sınıf 2.Ünite Canlıları Tanıyalım Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

Fenozom’u takip edin!