8.SINIF 2.ÜNİTE BİYOTEKNOLOJİ

8.SINIF 2.ÜNİTE BİYOTEKNOLOJİ

BİYOTEKNOLOJİ


BİYOTEKNOLOJİ NEDİR?

İnsan ve çevre sağlığını olumsuz etkilemeyecek yöntemlerle, bilim ve mühendislik alanında çalışmalar yapılarak, biyolojik sistemlerin mal ve hizmet üretiminde kullanılmasıdır.

GENETİK MÜHENDİSLİĞİ NEDİR?

Gen ve DNA yapılarında incelemeler yapan, gen onarımı ve genlerin başka canlılara aktarılması ile ilgili çalışmalar yapan bilim insanlarına GENETİK MÜHENDİSİ denir. Genetik mühendisliğinin çalıştığı en büyük projelerden biri İnsan Genom Projesidir. Bu projede insan DNA ‘sının şifreleri çözülmeye çalışılmakta ve böylece sağlıktan beslenmeye pek çok sorunun çözülmesi hedeflenmektedir.

***Genetik mühendisliği Biyoteknolojinin bir alt dalı olan Moleküler Biyolojinin bir uygulamasıdır. Bu durumda her Biyoteknoloji çalışması Genetik Mühendisliğine ait değildir fakat bütün Genetik Mühendisliği çalışmaları bir Biyoteknoloji çalışmasıdır.***

GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ÇALIŞMALARI

1-GEN AKTARIMI

Bir canlıya ait DNA’nın bir bölümünün başka bir canlı DNA’sına aktarılmasına denir.

GEN AKTARIMI ÖRNEKLERİ

  1. Kutuplarda yaşayan bir balıktan alınan soğuğa karşı dayanıklılık geninin domates ve çileğe aktarılarak soğukta yetiştirilmelerinin sağlanması
  2. Petrolü ve organik atıkları parçalayan enzim üretiminden sorumlu genin bakterilere aktarılması ile denizlerdeki kirliliğin bakterilere temizletilmiştir.
  3. Ateş böceklerinden alınan ışık saçma geninin tütün bitkisine aktarılarak ışık saçan tütün elde edilmiştir.
  4. Yapısında A vitamini olmayan pirince bir bakteri ve nergis bitkisinden gen aktarılarak A vitamini üreten pirinç elde edilmiştir.
  5. İnsanlardan alınan ve insülin hormonu üretmekle görevli olan gen bakterilere aktarılarak bakterilerin insülin hormonu üretmeleri sağlanmıştır.
  6. Larvalara karşı zehirli madde üretiminden sorumlu genin bitkilere aktarılarak zararlı böceklere karşı dirençli bitkiler yetiştirilmiştir.
  7. İnsandan alınan genlerin domuzlara aktarılarak insanlar için gerekli organlar domuzlardan elde edilmiştir.

2-GEN TEDAVİSİ(TERAPİSİ)

Kalıtsal veya sonradan edinilmiş bir hastalığın tedavisi için ilgili hücre veya dokulara ait genetik yapının değiştirilmesine dayanan yöntemdir.

GEN TERAPİSİ BASAMAKLARI

  1. Hastalığa neden olan hatalı gen dizilimi ve olması gereken sağlıklı gen dizilimi belirlenir.
  2. Doğru dizilime sahip gen insan için zararlı olmayan bir virüsün DNA’sına aktarılır.
  3. Bu virüs hastalıklı hücreye gönderilir ve sitoplazmaya ulaşan virüs kendi DNA’sını hücreye gönderir. Virüs DNA’sı hücrenin orijinal DNA’sını bloke eder ve kendi DNA’sını hücreye çoğalttırır.
  4. Böylece sağlıklı genin olduğu DNA hücre çekirdeğine ulaşmış olur. Bu DNA ile artık daha önce kodlanamayan protein kodlanmaya başlar ve hücre sağlıklı hale gelir.
  5. Sağlıklı hücre laboratuvar ortamında çoğaltılarak hastaya nakledilir.
  6. Nakil sonucu sağlıklı hücreler hastada bölünerek çoğalır ve hastalık tedavi edilir.

3-KLONLAMA

Seçilen bir canlının veya bir özelliğin, bir organın birçok kopyasının oluşturulmasıdır.

4-DNA PARMAK İZİ

DNA testi olarak bilinir. DNA’daki gen diziliminin çıkarılması işlemidir. Normal parmak izi ile ilişkisi yoktur. Örneğin; bir cinayet vakasında suçlunun olay yerinde düşen bir saç telinden alınan DNA örneği ile suçlunun tespit edilmesi, babalık testi DNA parmak izi ile ilgilidir.

5-ISLAH

Tarım ve hayvancılıkta daha kaliteli ve verimli ürün almak için Biyoteknolojinin kullanılmasıdır.

BİYOTEKNOLOJİNİN YARAR VE ZARARLARI

YARARLARI

  • Oluşabilecek salgın ve bulaşıcı hastalıkların erken teşhisinde ve tedavisinde çok önemli bir rol oynamaktadır.
  • Aşı sektörünün gelişmesini sağlamaktadır.
  • İlaç sektörünün daha da gelişmesi biyoteknolojinin en büyük yararları arasında yer almaktadır.
  • Biyoteknoloji genetik hastalıkların azaltılmasında büyük rol oynamaktadır.Azaltılabildiği gibi önlenebilir genetik hastalıklar biyoteknoloji sayesinde mümkün olabilmektedir.
  • Hastalıklar veya ilaç sektörü dışında tarımdaki verimi arttırmak için de biyoteknoloji önemli bir rol oynamaktadır.
  • Hayvancılığın daha verimli hale gelmesi sağlanmaktadır
  • Gıda zehirlenmelerinin önüne geçilebilmesi biyoteknoloji sayesinde mümkün olmaktadır.
  • Tarımda elde edilen dayanıklı ve verimli ürünler ile ilaç ve gübre kullanımı azaltılabilir.
  • Nesli tükenme tehlikesinde olan canlılar klonlama ile çoğaltılabilir.
  • Çevre kirliliği azaltılabilir.
  • Yapay doku ve organlar üretilebilir.
  • Hormonlar elde edilebilir.
  • Kök hücre elde edilip kullanılabilir.
  • Vitamin tabletleri meyveli yoğurt gibi besinler elde edilebilir.
  • Sebze ve meyvelerin raf ömrü uzatılabilir.
  • A vitaminli pirinç,yüksek proteinli soya gibi besinler üretilebilir.

ZARARLARI

  • Biyoteknoloji taraflı olarak kullanıma çok müsaittir.
  • Biyolojik silah yapımında kullanılmaktadır.
  • Genetiği değiştirilmiş organizmalar sebze ve meyve üretiminde kullanılmasına neden olmaktadır.
  • Biyoteknoloji kullanımı nedeniyle toksik atıklar meydana gelmektedir.
  • Birçok canlının ölmesine ve besin zincirinin bozulmasına neden olmaktadır.
  • Ekosistemin bozulmasına neden olmaktadır.
  • Doğal denge ve döngülerin bozulmasına neden olmaktadır.
  • Biyolojik çeşitliliği azaltabilir.
  • Elde edilen yeni ürünler alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
  • GDO’lu besinler insan sağlığını olumsuz etkilemektedir.
  • Genetiği değiştirilmiş bitkilerle beslenen yararlı kuş ve böcekleri öldürerek doğal dengeyi bozabilir.

ÖZETLE;

Biyoteknoloji, insan, hayvan ve bitki hücrelerinin fonksiyonlarını anlamak ve değiştirmek amacıyla uygulanan çeşitli teknikleri ve işlemleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Canlıların iyileştirilmesi ya da endüstriyel kullanımına yönelik ürünler geliştirilmesini, modern teknolojinin doğa bilimlerine uygulanmasını kapsar.

Uygulamalar arasında;

  • İnsan sağlığına yönelik olarak proteinlerin üretilmesi
  • Bazı hormon, antikor, vitamin ve antibiyotik üretilmesi
  • Çok zor şartlara sahip çevrelerde (sıcak, kurak,tuzlu…) yaşayan organizmaların enzimlerini ve biyomoleküllerini saflaştırarak bunların sanayide kullanılması
  • Yeni sebze ve meyve üretimi
  • İnsandaki zararlı genlerin elemine edilmesi
  • Aşı, pestisit, tıbbi bitki üretimi
  • İnsanın zarar görmüş veya işlevini kaybetmiş organ ve dokularının değiştirilmesi için yapay organ ve doku üretimi

8.Sınıf 2.Ünite Biyoteknoloji Konu Özeti


Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

8.SINIF 2.ÜNİTE ADAPTASYON

8.Sınıf 2.Ünite Adaptasyon Konu Özeti

ADAPTASYON


ADAPTASYON NEDİR?

Canlıların bir çevrede yaşama ve üreme şansını artıran, o çevreye uyumunu sağlayan kalıtsal özelliklerinde ADAPTASYON denir.

Adaptasyon canlının bir çevrede ;

  • Yaşama sansını artıran özellikleri
  • Düşmandan korunmasını sağlayan özellikleri
  • Beslenmesini sağlayan özellikleri
  • Avlanmasını sağlayan özellikleri
  • Üreme şansını artıran özellikleri
  • Çevresel faktörlere uyumunu sağlayan özellikleridir.

ADAPTASYON ÖRNEKLERİ

KUTUP AYISI
  • Küçük kulak ve burun ısı kaybını engeller.
  • Beyaz post karda gizlenmesini ve avlanmasını kolaylaştırır.
  • Kalın kürk ve yağ deposu vücut sıcaklığını korur
  • Geniş ayak tabanları karda batmadan yürümeyi sağlar.
DEVE
  • Geniş ayak tabanları çölde batmadan yürümeyi sağlar.
  • Hörgüçte depolanan yağ uzun süre su içmeden hayatta kalmayı sağlar.
  • Uzun kirpik ve kulak kılları çöl kumlarından bu organları korur.
  • Postunun rengi çöle kamufle olmasını sağlar.
ÇİTA
  • Kuvvetli bacaklar hızlı koşarak avlanmayı kolaylaştırır.
  • Keskin dişleri eti parçalamasına yardımcı olur.
  • Desenli kürk savanda gizlenmesini kolaylaştırır.
  • Esnek ve hafif vücut hızlı koşmasına yardımcı olur.
  • Keskin ve kuvvetli pençelere avlanmayı kolaylaştırır.
KAKTÜS
  • Çöl ortamına adapte olmak için gövdede su depolanması kaktüsün uzun süre susuz yaşamasını sağlar.
  • İğne şeklindeki yapraklar terlemeyi en aza indirerek su kaybını engeller.
KURBAĞA
  • Deri ve akciğer solunumu yapması hem karada hem suda yaşamasını sağlar.
  • Arka uzun bacaklar zıplamayı ve hızlı yüzmeyi sağlar.
  • Çok sayıda yumurta bırakması üreme şansını artırır.
  • Uzun dili ile sinek yakalayarak beslenme şansı artar.
  • Ayak parmaklarının perdeli olması yüzmeyi kolaylaştırır.
NİLÜFER
  • Geniş yapraklar terlemeyi artırarak fazla suyu dışarı atar.
  • Geniş yaprakları ve yaprakların içinde bulunan geniş hava boşlukları ile su yüzeyinde kalması sağlanır.
  • Kartal, şahin ve atmaca gibi yırtıcı kuşların gaga ve pençe yapılarının avlarını yakalayacak ve parçalayacak şekilde olması.
  • Bukalemunun bulunduğu ortama ve duruma göre renk değiştirmesi.
  • Karanlık ortamda kalan yarasanın sese karşı duyarlı olması.
  • Ördek ve kazların suda yüzebilmek için ayak parmaklarının arasında perde bulunması.
  • Yunusların vücutlarında yağ depo edebilmeleri.
  • Zebraların çizgili görünümleri.
  • Arıların renkleri ve polen toplamaya uygun ağız yapıları
  • Örümceklerin ağ örebilmeleri.
  • Fillerin uzun hortumlarının ve kulaklarının olması.
  • Yılanların yaşadıkları ortama uygun renkte olması ve deri değiştirebilmeleri
  • Deve kuşlarının hızlı koşabilmek için uzun ve güçlü bacaklarının olması.
  •  Penguenlerin ayak parmaklarının arasındaki perdeleri hızlı yürümelerini, deri altında depolanan yağ ise soğuk ortamlarda vücut sıcaklığının korunmasını sağlar.
  • Sıcak bölgelerde yaşayan tilki, fare ve tavşanların ısı kaybını arttırarak vücut sıcaklığını koruması için kulak ve kuyrukların uzun, vücut yüzeylerinin geniş olması.
  • Bitki yapraklarının dallara birbirlerinin güneşlenmesini engellemeyecek şekilde dizilmesi.
  • Kara ekosisteminde yaşayan çam ağaçlarının iğne yapraklı olması dört mevsim yeşil kalmasını ve çok sıcak veya soğuk iklimlere karşı dayanıklı olmasını sağlar.
  • Ilıman iklimde yaşayan palmiyelerin terlemeyi arttırmak için geniş yapraklı olması.
  • Yaprakların üzerinde yaşayan böceklerin yapraklarla aynı renkte olması düşmanlarından korunmasını sağlar.
  • Kamufle olmuş canlıların tamamı düşmandan korunma veya avlanma bakımından adapte olmuştur.
  •  Tırpana balığının kuyruğunda üretilen elektrik düşmana karşı kendini korur ve karşı cinsin ilgisini çekerek üreme şansını arttırır.
  • Köpek balıklarının sırt ve karın bölgesinin renginin farklı olması, suyun üst ve alt kısmında görünmesini zorlaştırır ve avlanmayı kolaylaştırır.
  • Deniz kaplumbağasında, kara kaplumbağasından farklı olarak yüzmesini sağlayan palet şeklinde ayaklar bulunur.
  • Penguenlerin sırt kısmının koyu renkte ve karın kısmının açık renkte olması okyanusta yukarıdan ve aşağıdan bakan canlılardan korunmasını sağlar.
  • Mürekkep balıklarının düşman görünce mürekkep püskürtmesi ve suyu bulandırıp kaçması
  • Bombardıman böceklerinin düşman görünce karın kısmından kimyasal püskürtmesi
  • Balık ve kurbağaların çok sayıda yumurta bırakarak üreme şansını artırması
  • Yılanların ve bazı böcek türlerinin zehirli olması
KAMUFLE OLMUŞ CANLILAR

DOĞAL SEÇİLİM NEDİR?

Canlıların sağladığı adaptasyonlar yaşadıkları çevrede rekabete sebep olur. Bu sebeple çevreye en iyi uyum sağlayan canlı güçlüdür ve hayatta kalır. Uyum sağlayamayan zayıf canlılar ise çevre tarafından yok edilir. Bu sürece DOĞAL SEÇİLİM denir.

Açık renkte gövdeye sahip olan ağaçlarda yaşayan güve kelebeklerinden açık renk olanlar kamufle olurken koyu renk olanlar kuşlar tarafından avlanmaktadır.

Sanayi devriminden sonra artan çevre kirliliği ile ağaç renkleri koyulaşmıştır. Bu durumda ise açık renkli kelebekler kuşlara yem olurken koyu renkli olanlar kamufle olup korunmuştur.

RESİM 1 ve Resim 2’de verilen örnekte olduğu gibi değişen çevre koşullarına uyum sağlayan canlı hayatta kalır, uyum sağlayamayan canlı çevre tarafından yok edilir.

VARYASYON NEDİR?

Tür içindeki çeşitliliğe varyasyon denir.

NOT: Aynı ortamda yaşayan farklı canlılar benzer adaptasyonlar gösterebilir.

KUTUP EKOSİSTEMİ

Beyaz post, geniş tabanlı ayaklar, küçük kulaklar ve burun, kalın yağ tabakası

ÇÖL EKOSİSTEMİ

Terlemeyi artıran büyük kulaklar ve burun, çöle uygun kürk rengi


8.Sınıf 2.Ünite Adaptasyon Konu Özeti



Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

8.SINIF 2.ÜNİTE MUTASYON MODİFİKASYON

8.SINIF 2.ÜNİTE MUTASYON MODİFİKASYON

8.Sınıf 2.Ünite Mutasyon Modifikasyon Konu Özeti

MUTASYON VE MODİFİKASYON


MUTASYON


DNA’nın kendini eşlemesi esnasında oluşabilecek hatalı dizilimler canlının genetik özelliklerinin değişmesine sebep olabilir. DNA’da meydana gelen bu değişimlere mutasyon denir.

  • Mutasyonlar üreme hücrelerinde gerçekleşirse kalıtsal olur yani dölden döle aktarılır.
  • Mutasyonlar vücut hücrelerinde meydana gelirse sadece o canlıyı ilgilendirir.
  • Eşeysiz üreyen canlılarda vücut hücresindeki mutasyon da oluşacak yeni canlılara geçebilir.

MUTASYONA NEDEN OLAN ETMENLER

  • Radyasyon
  • Ultraviyole ışınlar
  • Bazı kimyasallar
  • Sigara
  • Aşırı sıcaklık

NOT: Mutasyonlar her zaman genlerde olmak zorunda değildir. Hücre bölünmesi esnasında kromozomların birbirinden ayrılmaması sonucu kromozom mutasyonları da gerçekleşebilir.

ZARARLI MUTASYONLAR

  • Albinoluk
  • Down Sendromu
  • Orak hücreli anemi
  • Altı parmaklılık
  • İki başlı hayvanlar
  • Dört boynuzlu keçi
  • Yapışık ikizlilik
  • Bütün kanser çeşitleri
  • Hemofili
  • Yapışık parmaklılık
  • Renk körlüğü

YARARLI MUTASYONLAR

  • Van kedisi
  • Ankara kedisi
  • Çekirdeksiz üzüm
  • Ürün ve tohum sayısı artan bitkiler
  • HIV virüsüne karşı direncin artması
  • Akdeniz anemisine karşı direncin artması
  • Ölümcül virüslerin insan vücudu için uyumlu hale gelmesi ve ölümcül olma durumunun ortadan kalkması

MODİFİKASYON

Çevre şartlarının etkisiyle canlının dış görünüşünde meydana gelen ve kalıtsal olmayan değişimlerdir.

  • Modifikasyonlar kalıtsal değildir.
  • Çevre şartları etkisiyle oluşan değişimlerdir. Şartlar eski haline geldiğinde canlı da tekrar eski haline gelebilir.
  • Genlerin yapısı değişmez, sadece işleyişi değişir.

MODİFİKASYONA NEDEN OLAN ETMENLER

  • Sıcaklık
  • Işık miktarı
  • pH değeri
  • beslenme şekli
  • nem miktarı
  • basınç

MODİFİKASYON ÖRNEKLERİ

Himalaya tavşanı

Himalaya tavşanlarında beyaz tüyler kazınarak buz torbası bağlandığında tüyler siyah renkte çıkar.

Sirke sineği

Sirke sineği 18 ‘C civarında bir sıcaklıkta yetişirse kıvrık kanatlı olurken, 34 ‘C civarında yetişirse düz kanatlı olur.

Kasların gelişimi

Düzenli spor yapanlarda kaslar gelişir fakat sporu bırakırsa eski haline geri döner.

Çuha çiçeği

Çuha çiçeği 15-20 ‘C sıcaklıkta yetişirse kırmızı, 30-35 ‘C sıcaklıkta yetişirse beyaz renk çiçek açar.

Ortanca bitkisi

Ortanca bitkisi toprağın pH değeri düşükse mavi, yüksek ise pembe çiçek açar.

Arılar

Arı kovanında döllenmiş yumurtadan oluşan larvalar arı sütü ile beslenirse kraliçe arı, bal ve polen ile beslenirse işçi arıları oluşturur.

çimlenme

Işıklı ortamda çimlenen bitki yeşil renktedir fakat karanlıkta çimlenen bitki sarı renkte olur.

Karahindiba

Karahindiba bitkisinin dağlarda yetişenleri kısa boylu, ovada yetişenleri uzun boylu olur.

Bronzlaşma

Yazın Güneş altında uzun süre kalınca ten bronzlaşır ve kışın tekrar açılır.


MUTASYONMODİFİKASYON
Genlerin yapısı değişir.Genlerin işleyişi değişir.
Üreme hücrelerindeki mutasyonlar kalıtsaldır.Kalıtsal değildir.
Bütün mutasyonlar dış görünüşte ortaya çıkmayabilir.Etkisi dış görünüşte ortaya çıkar.
Radyasyon, aşırı sıcaklık, kimyasal maddeler, ultraviyole ışınlar, sigara mutasyona neden olur.Sıcaklık, ışık miktarı, pH miktarı, beslenme şekli, nem modifikasyona neden olur.

8.Sınıf 2.Ünite Mutasyon Modifikasyon Konu Özeti


Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

8.SINIF 2. ÜNİTE KALITIM

8.SINIF 2. ÜNİTE KALITIM

8.Sınıf 2.Ünite Kalıtım Konu Özeti

KALITIM


KALITIM

Canlılarda bulunan özelliklerin döllenme yoluyla yeni nesillere aktarılmasına KALITIM denir. Bunu inceleyen bilim dalına GENETİK denir.

MENDEL KİMDİR?

Gregor Mendel, uzun ismiyle Gregor Johann Mendel, genetiğin babası olarak bilinir. En çok bezelyelerle yaptığı çalışmalarla bilinir. Rahip olan Gregor Mendel bitkilerde belirli özelliklerin belirli kurallara göre kalıtıldığını ortaya çıkardı. Çalışmalarının değeri ölümünden çok sonra anlaşıldı.Gregor Mendel botanikçi ve rahiptir. 20 Temmuz 1822’de Avusturya İmparatorluğu’nda doğmuş ve 6 Ocak 1884’te 61 yaşında ölmüştür. Çiftçi bir ailede dünyaya gelen Mendel, önce rahip olmuş, daha sonrada Viyana Üniversitesi’nde bilimsel eğitim almıştır. Resesif ve dominant gibi terimleri ve kavramları bezelye deneyleri ile ortaya çıkarmıştır. Genetik biliminin kurucusudur.

Mendel kalıtım çalışmalarında bezelyelere ait 7 farklı karakter ve 14 özellik üzerinde çalışmalar yaparak bugünkü kalıtım bilimine öncülük etmiştir.

MENDEL’İN DENEYLERİNDE BEZELYE KULLANMA NEDENLERİ

  • Bezelyenin kolay yetişen bir bitki olması
  • Üreme süresi kısa olduğu için çalışmalardan çabuk sonuç alınması
  • Karakter (genetik özellik) sayısının fazla olması
  • Her bir karakterin iki zıt çeşidinin olması( uzun boy-kısa boy vb.)
  • Hem dişi organ hem erkek organın aynı çiçek üzerinde olması ve taç yapraklar tarafından tamamen sarılıp yabancı tozlaşmayı önlemesi
  • Seçilen özelliklerin aynı kromozomlar üzerinde bulunması

MENDEL’İN ÇALIŞMALARI

  1. Bezelyeye ait bir karakter belirleniyor.
  2. Belirlenen karakterdeki bezelyelerden birinin erkek organlarını kesiyor ve diğer bezelye çiçeğinin polenlerini fırça yardımıyla toplayarak erkek organları kesilen çiçeğe temas ettiriyor ve tozlaşmasını sağlıyor.
  3. Elde edilen tohumları toprağa ekiyor ve aynı özelliği gösterenleri seçip işlemi tekrarlıyor. Sonuçta bütün bezelyeler aynı özellikte olduğunda bu özelliğe ait saf döl bezelye elde etmiş oluyor.( örneğin uzun boy özelliğinde tamamı uzun bezelye oluştuğunda saf döl uzun boylu bezelye elde etmiş oluyor.)
  4. Belirlenen özelliğin zıttını(kısa boy) da aynı işemlerden geçirerek o özelliğe ait saf döller elde ediyor.
  5. Belirlediği iki zıt özelliğin saf döllerini tozlaştırarak melez döller elde ediyor.( uzun boy ile kısa boy)
  6. Yaptığı çalışmaları olasılık hesaplamaları ile bilimsel hale getiriyor.

KALITIM İLE İLGİLİ KAVRAMLAR

ALEL GEN

Dişi ve erkekten gelen kromozomların üzerinde karşılıklı olarak bulunan ve aynı karaktere etki eden gen çiftidir.

BASKIN(DOMİNANT) GEN

Etkisini canlının dış görünüşünde her zaman gösterebilen gendir. Büyük harflerle gösterilir. ( A , B, D, K…)

ÇEKİNİK(RESESİF) GEN

Etkisini canlının dış görünüşünde sadece baskın gen olmadığı zaman gösterebilen gendir. Küçük harflerle gösterilir. ( a, b, d, k…)

SAF DÖL(HOMOZİGOT)

Dişi ve erkekten gelen alel genlerin aynı olma durumudur. ( AA, bb, DD, kk…)

MELEZ DÖL(HETEROZİGOT)

Dişi ve erkekten gelen alel genlerin farklı olma durumudur. ( Aa, Bb, Dd, Kk…)

FENOTİP

Canlının dış görünüş özellikleridir. (Göz rengi, saç rengi, boy uzunluğu vb..)

GENOTİP

Canlının dış görünüşünü oluşturan kalıtsal özellikleridir. (Aa, DD, Kk vb.)

ÇAPRAZLAMA

Dişi ve erkek genotiplerinden oluşacak karakterlerin olasılığının hesaplanmasıdır.

BEZELYELERDE İNCELENEN KARAKTERLER

KARAKTERLERÇİÇEK RENGİÇİÇEK KONUMUBİTKİ BOYUTOHUM ŞEKLİTOHUM RENGİTOHUM ZARF RENGİTOHUM ZARF ŞEKLİ
BASKIN
MOR ÇİÇEK

ÇİÇEKLERİ YANDA

UZUN BOYLU

DÜZGÜN TOHUM

SARI TOHUM

YEŞİL TOHUM ZARFI

DÜZ TOHUM ZARFI
ÇEKİNİK
BEYAZ ÇİÇEK

ÇİÇEKLERİ UÇTA

KISA BOYLU

BURUŞUK TOHUM

YEŞİL TOHUM

SARI TOHUM ZARFI

BOĞUMLU TOHUM ZARFI

ÇAPRAZLAMALAR

KARAKTERLERÇİÇEK RENGİ
A-MOR
a-BEYAZ
ÇİÇEK KONUMU
B-ÇİÇEK YANDA
b-ÇİÇEK UÇTA
BİTKİ BOYU
K-UZUN
k-KISA
TOHUM ŞEKLİ
D-DÜZGÜN
d-BURUŞUK
TOHUM RENGİ
M-SARI
m-YEŞİL
TOHUM ZARF RENGİ
H-YEŞİL
h-SARI
TOHUM ZARF ŞEKLİ
R-DÜZ
r-BOĞUMLU
SAF DÖL BASKINAA

SAF DÖL MOR ÇİÇEK
BB

SAF DÖL ÇİÇEKLERİ YANDA
KK

SAF DÖL UZUN BOYLU
DD

SAF DÖL DÜZGÜN TOHUM
MM

SAF DÖL SARI TOHUM
HH

SAF DÖL YEŞİL TOHUM ZARFI
RR

SAF DÖL DÜZ TOHUM ZARFI
MELEZ DÖL BASKINAa

MELEZ DÖL MOR ÇİÇEK
Bb
MELEZ DÖL ÇİÇEKLERİ YANDA
Kk
MELEZ DÖL UZUN BOYLU
Dd
MELEZ DÖL DÜZGÜN TOHUM
Mm
MELEZ DÖL SARI TOHUM
Hh
MELEZ DÖL YEŞİL TOHUM ZARFI
Rr
MELEZ DÖL DÜZ TOHUM ZARFI
SAF DÖL ÇEKİNİKaa

SAF DÖL BEYAZ ÇİÇEK
bb

SAF DÖL ÇİÇEKLERİ UÇTA
kk

SAF DÖL KISA BOYLU
dd

SAF DÖL BURUŞUK TOHUM
mm

SAF DÖL YEŞİL TOHUM
hh

SAF DÖL SARI TOHUM ZARFI
rr

SAF DÖL BOĞUMLU TOHUM ZARFI

İNSANLARDA KALITSAL KARAKTERLER

KARAKTERLERSAÇ RENGİSAÇ ŞEKLİGÖZ RENGİKULAK MEMESİDUDAK ŞEKLİKİRPİK BOYUTEN RENGİ
BASKIN
KOYU

KIVIRCIK

KOYU

AYRIK
KALIN
UZUN

KOYU
ÇEKİNİK
SARI

DÜZ

RENKLİ

YAPIŞIK

İNCE

KISA

AÇIK

8.Sınıf 2.Ünite Kalıtım Konu Özeti



Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

6.SINIF 2.ÜNİTE BOŞALTIM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Boşaltım Sistemi Konu Özeti

BOŞALTIM SİSTEMİ


BOŞALTIM NEDİR?

Vücudumuzda çeşitli faaliyetler sonucu ortaya çıkan atık ve zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasıdır.

VÜCUTTAKİ ATIK MADDELER NELERDİR?

  • Hücrelerde proteinlerin kullanılması sonucu oluşan amonyak
  • Karbondioksit ve su, mineraller
  • Safra ve sindirim sonucu oluşan atıklar

VÜCUTTAN ATIK MADDELERİ UZAKLAŞTIRAN ORGANLAR

1-BOŞALTIM SİSTEMİ

  • Kanda biriken zararlı atıkların vücut dışına atılmasında görevlidir.

2- DİĞER ORGANLAR

AKCİĞERLER

  • Soluk alıp verme sonucunda Karbondioksit ve fazla suyu dışarı atar.

DERİ

  • Terleme yoluyla fazla su ve mineralleri dışarı atar.

KALIN BAĞIRSAK

  • Sindirim atıkları ve safrayı anüsten dışarı atar.

BOŞALTIM SİSTEMİ YAPI VE ORGANLARI

1- BÖBREK

  • Karın bölgesinin arka tarafında iki adet bulunan organdır.
  • Görevi kanı süzerek atık ve zararlı maddeleri ayırmaktır.
  • Böbreklerde NEFRON adı verilen bölgelerde kan süzülür ve su, üre, fazla tuz kandan ayrılır.
  • Kanı süzme görevi böbreklerimizin görev birimi olan ve her böbrekte milyonlarca sayıda bulunan Nefronlar ile gerçekleştirilir.
NEFRONUN YAPISI

2-ÜRETER

  • Böbreklerde kanın süzülmesi ile oluşan idrarın böbrekten idrar kesesine taşınmasını sağlayan borulardır.
  • Her böbreğe bağlı bir tane olmak üzere toplam iki adet üreter vardır.

3-İDRAR KESESİ(MESANE)

  • İdrarın geçici süreliğine bekletilip depo edildiği bölümdür.
  • Düz kaslardan oluşmuştur
  • Yetişkin bir insanda ortalama 500-700 mL idrar depo edebilir.

4-ÜRETRA

  • İdrarın vücut dışına atıldığı bölümdür.

BOŞALTIM SİSTEMİNDE GERÇEKLEŞEN OLAYLAR

  • Böbrek atardamarı ile böbreğe gelen kan nefronlarda süzülür.
  • Süzülüp temizlenen kan böbrek toplardamarı ile böbrekten ayrılır ve vücuttaki yolculuğuna devam eder.
  • Süzülme sonucunda toplanan su,tuz ve üre idrarı oluşturur ve böbreğin orta kısmında toplanarak üretere geçer.
  • Üreterler yardımıyla idrar böbrekten çıkarak idrar kesesine taşınır.
  • İdrar kesesinde bir süre idrar depolanır ve bekletilir.
  • İdrar kesesinde biriken idrar üretra ile vücut dışına atılır.

NOT: Proteinlerin sindirimi sonucunda hücrede oluşan amonyak zehirli bir bileşiktir. Karaciğer amonyağı daha az zehirli olan üreye çevirir ve kana verir. Böbreklerde üre kandan süzülerek ayrılır.

BÖBREKLER – Döndü Topkaya
İDRAR KESESİ – Döndü Topkaya

6.Sınıf 2.Ünite Boşaltım Sistemi Konu Özeti



Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

6.SINIF 2.ÜNİTE SOLUNUM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Solunum Sistemi Konu Özeti

SOLUNUM SİSTEMİ

SOLUNUM NEDİR?

Canlılar günlük aktiviteleri için enerjiye ihtiyaç duyarlar. Bu enerjiyi yediğimiz besinlerden sağlarız. Sindirilen besinler ile oksijen hücrelere kan yoluyla taşınır. Besin ve oksijenin hücrelerde kullanılması sonucu enerji ve atık madde oluşur, bu olaya solunum denir. Oksijenin havadan alınarak kan yoluyla hücrelere ulaştırılması ve hücrelerde biriken karbondioksitin vücut dışına atılmasını sağlayan yapı ve organlara SOLUNUM SİSTEMİ denir.

SOLUNUM SİSTEMİ ORGANLARI

BURUN

  • Havanın alınmasını sağlar.
  • Alınan havayı ısıtır ve nemlendirir.
  • Burun kılları ve mukus tabakası sayesinde dışarıdan gelen toz ve mikroplar tutulur.
  • Mukus tabakası havayı nemlendirir.
  • Bol miktarda kılcal damar bulunur ve bunlar sayesinde hava ısıtılır.

YUTAK

  • Burundan alınan havayı soluk borusuna iletir.
  • Ayrıca yutulan besinleri yemek borusuna geçmesini sağlar.
  • Ağız ve burun boşluğunun birleştiği kısımdır.

GIRTLAK

  • Kıkırdak ve kaslardan oluşur.
  • Ses telleri burada bulunur.
  • Havayı soluk borusuna iletir.
  • Soluk borusuna hava giriş çıkışını kontrol eder.

SOLUK BORUSU

  • Kıkırdak halkalardan oluşur.
  • İç yüzeyi mukus salgılayan bir zar ile örtülüdür.
  • Mukus sayesinde toz ve mikroplar tutulur ve hava nemlendirilir.
  • Havayı bronşlara ve akciğerlere iletir.

AKCİĞERLER

  • Sağ ve sol akciğer olmak üzere iki tane akciğer bulunur.
  • Göğüs kafesinin altında bulunur.
  • Sağ akciğer üç bölmeden sol akciğer ise iki bölmeden oluşur. Bunun nedeni sol akciğerin altında kalbin yer kaplamasıdır.
  • Oksijen ile Karbondioksit akciğerlerde yer değiştirir.
  • Bronş, bronşçuk ve alveollerden oluşur.
BRONŞLAR
BRONŞÇUKLAR
ALVEOL

BRONŞLAR

  • Soluk borusu akciğerlere bağlantı noktasında ikiye ayrılır. Bu bölüme bronş denir.

BRONŞÇUKLAR

  • Bronşlar akciğerin içinde dallanarak bronşçukları oluşturur.

ALVEOLLER

  • Bronşçukların uç kısmında bulunan ve üzüm salkımlarına benzeyen hava keseleridir.
  • Oksijen ve Karbondioksit değişimi burada olur.
  • Kılcal kan damarları ile çevrilidir.
  • Bir akciğerin yapısında yaklaşık 300 milyon kadar alveol vardır.
  • Alveoldeki oksijen kan damarına geçerken , kan damarındaki karbondioksit alveole geçer.

DİYAFRAM

  • Göğüs ve karın boşluğunu birbirinden ayıran güçlü bir kastır.
  • Kasıldığı zaman göğüs kafesi genişler ve akciğerlere hava dolar.
  • Gevşediği zaman göğüs kafesi daralır ve hava dışarı çıkar.

SOLUK ALIP VERME OLAYI

SOLUK ALMA

  • Diyafram ve kaburgalar arası kaslar kasılır.
  • Göğüs kafesi genişler.
  • Akciğerlere hava dolar.
BURUN>YUTAK>GIRTLAK>SOLUK BORUSU>BRONŞLAR>AKCİĞERLER>BRONŞÇUKLAR> ALVEOLLER

SOLUK VERME

  • Diyafram ve kaburgalar arası kaslar gevşer.
  • Göğüs kafesi daralır.
  • Akciğerlerin içindeki hava boşalır.
ALVEOLLER>BRONŞÇUKLAR>AKCİĞERLER> BRONŞLAR>SOLUK BORUSU>GIRTLAK>YUTAK>BURUN
SOLUK ALIP VERME OLAYI – Döndü Topkaya

NOT:

Kireç suyuna Karbondioksit temas ederse bulanır. Metilen mavisi Karbondioksit varlığında sarı renk alır. Bir ortamda solunum olup olmadığını bunlar ile anlayabiliriz.


6.Sınıf 2.Ünite Solunum Sistemi Konu Özeti


Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

8.SINIF 2. ÜNİTE DNA VE GENETİK KOD

DNA

8.Sınıf 2.Ünite DNA ve Genetik Kod Konu Özeti

DNA VE GENETİK KOD


KROMOZOM

DNA özel bir protein kılıf ile birleşerek kısalır , kalınlaşır ve Kromozom denilen yapıları meydana getirir.

DNA

Kromozomları oluşturan ve kalıtsal özelliklerin nesilden nesle aktarılmasını sağlayan yönetici moleküldür.

GEN

Bir görevi yerine getirmek için özelleşmiş DNA bölümleridir. Göz rengi, saç rengi, boy uzunluğu gibi özellikleri oluşturur.

NÜKLEOTİD

DNA’nın en küçük yapı birimidir.

NOT:

  • Kromozom sayısı aynı türün sağlıklı bireylerinde aynıdır.
  • Kromozom sayısı canlılar için ayırt edici bir özellik değildir. Farklı canlıların kromozom sayıları aynı olabilir.
  • Kromozom sayısı ile canlı gelişmişliği arasında bir ilgi yoktur.
  • Kromozom sayısının vücut büyüklüğü ile alakası yoktur.

NÜKLEOTİD

  • 4 çeşit nükleotid vardır. ADENİN,TİMİN,GUANİN,SİTOZİN
  • Canlılarda çeşitliliği sağlayan nükleotidlerin sayısında ve dizilişindeki farklılıktır.
  • Tüm canlılarda nükleotid çeşitleri aynıdır.

DNA’NIN YAPISI

  • DNA çift zincirli sarmal yapıdan oluşur.
  • En küçük yapı birimi nükleotidtir.
  • En küçük görev birimi gendir.
  • Adenin nükleotidi her zaman Timin nükleotidi ile eşleşir ve ikili Hidrojen bağı ile birbirine bağlanır.
  • Guanin nükleotidi her zaman Sitozin nükleotidi ile eşleşir ve üçlü Hidrojen bağı ile birbirine bağlanır.
  • DNA ‘da organik bazların toplam sayısı toplam nükleotid sayısına eşittir.
  • Fosfat sayısı şeker sayısına eşittir.

NOT:

DNA molekülünden bahsediliyorsa toplam nükleotid sayısı hesaba katılır. DNA’nın tek zincirinde diyorsa toplam nükleotid sayısının yarısı hesaba katılır.

  • ÖRNEK SORU:
  • 2000 Nükleotidten oluşan bir DNA modelinde 600 tane ADENİN nükleotid varsa kaç tane GUANİN nükleotid vardır?
  • CEVAP:
  • ADENİN=TİMİN
  • 600 ADENİN+600 TİMİN= 1200
  • 2000 nükleotidin 1200’ü A+T ise geriye kalan 800 nükleotid GUANİN+SİTOZİN olacağından sonuçta 400 GUANİN ve 400 SİTOZİN olacaktır.
  • GUANİN=400

  • ÖRNEK SORU:
  • DNA’nın tek zincirinde 500 ADENİN ve 300 TİMİN bulunmaktadır. DNA molekülünde toplam 2000 nükleotid olduğuna göre bu DNA’da kaç tane GUANİN vardır?
  • CEVAP:
  • Tek zincirde 500 ADENİN+ 300 TİMİN= 800 ise çift zincirde A+T sayısı=1600 olur. Toplam 2000 nükleotid olduğuna göre kalan 400 nükleotidin yarısı GUANİN yarısı SİTOZİNdir. GUANİN sayısı=200

DNA’NIN KENDİNİ EŞLEMESİ

  1. Organik bazlar arasındaki bağlar koparak çift zincir bir fermuar gibi açılır.
  2. Ayrılan zincirlerdeki nükleotidlerin karşısına sitoplazmadan gelen hazır nükleotidler uygun şekilde eşleşir.
  3. Bir zinciri eski diğer zinciri yeni olan iki DNA oluşur.
  4. Şekilde 1 ve 4. zincirler ile 2 ve 3. zincirler birbiriyle aynıdır. 1 ve 2 eski, 3 ve 4 yeni oluşan zincirlerdir.

NOT:

DNA kendini eşlemesi esnasında bazen hatalı durumlar oluşabilmektedir. Bu hatalardan bazıları düzeltilebilirken bazıları düzeltilememektedir.

8.Sınıf 2.Ünite DNA ve Genetik Kod Konu Özeti



Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

6.SINIF 2.ÜNİTE DOLAŞIM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Dolaşım Sistemi Konu Özeti

6.Sınıf 2.Ünite Dolaşım Sistemi Konu Özeti

DOLAŞIM SİSTEMİ

DOLAŞIM NEDİR?

Besin , oksijen, su ve hormonların hücrelere ulaştırılmasına ve hücrelerden atık maddelerin toplanmasına DOLAŞIM denir. Dolaşım sistemi sayesinde hücrelere ihtiyaç duyduğu maddeler ulaştırılırken, hücrelerde oluşan atık maddeler toplanarak uzaklaştırılması sağlanmış olur. Dolaşım sistemi kalp, damarlar ve kan gibi yapı ve organlardan oluşur.

damarlar gif – Döndü Topkaya

DOLAŞIM SİSTEMİ YAPI VE ORGANLARI

1-KALP

  • Göğüs kafesinin sol tarafında bulunur.
  • Kanı vücuda pompalar.
  • Dört odacıklı yapısı vardır.
  • Üst kısımdaki odacıklar küçük, alt kısımdaki odacıklar büyüktür.
  • Üst odacıklarda kanı kalbe getiren damarlar, alt odacıklarda ise kanı kalpten vücuda dağıtan damarlar bulunur.
  • Üst ve alt odacıklar arasında tek yöne açılan kapakçıklar bulunur.
  • Kalbin sol bölümü ve sağ bölümü arasında bulunan perde sayesinde kirli kan ile temiz kan birbirine karışmaz.
  • Üst odacıklardaki kaslar ile alt odacıklardaki kasların çalışması birbirine zıttır. Üst odacıklar kasılırken alt odacıklar gevşer ve alt odacıklar kasılırken üst odacıklar gevşer. Böylece kanın geçişi sağlanır.
  • Kalbin sağ tarafında kirli, sol tarafında temiz kan bulunur.

Yetişkin bir insanın kalbi 200-300 g civarındadır.

DAMARLAR

Kanın içerisinde dolaştığı ince kanallara DAMAR denir.

ATARDAMAR

  • Kanı kalpten uzaklaştıran damarlardır.
  • Akciğer atardamarı hariç temiz kan taşırlar.

TOPLARDAMAR

  • Vücuttan kanı toplayarak kalbe getiren damarlardır.
  • Akciğer toplardamarı hariç kirli kan taşırlar.

KILCAL DAMAR

  • Atardamar ile toplardamar arasında bulunan ve kanın her yere ulaşması için ince dallara ayrılmış damarlardır.

KAN DOLAŞIMI

BÜYÜK KAN DOLAŞIMI

  • Kanın kalp ile bütün vücut arasındaki dolaşımıdır.
  • Kalpten çıkan temiz kan bütün vücuda dağılır.
  • Dokularda kirlenen kan tekrar kalbe geri döner.

NABIZ

KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI

  • Kanın kalp ve akciğerler arasındaki dolaşımıdır.
  • kalpten çıkan kirli kan akciğerlerde temizlenerek kalbe geri döner

Kalbin kasılması sırasında kanın atardamarlara vurması olayına nabız denir. Sağlıklı ve yetişkin bir insanda nabız dakikada ortalama 75 kadardır. Fiziksel aktivitelere bağlı olarak değişir.

TANSİYON

Kanın damarda akarken atardamara uyguladığı basınca denir. Sağlıklı bir insanda büyük tansiyon 120 mm-Hg ve küçük tansiyon 80 mm-Hg’dır.

KAN

  • Damarlarımızın içinde dolaşan hayati sıvıdır.
  • Hücrelere oksijen taşır.
  • Hücrelerdeki atık maddeleri ve karbondioksiti toplar.
  • Vücut sıcaklığını ayarlar.
  • Hormon taşır.

KAN PLAZMASI

Kandan kan hücreleri çıkarıldığında geriye kalan madden kan plazmasıdır. Kan plazmasının %90’ı sudur. Geriye kalan kısmı yağ, hormon, karbonhidrat, protein ve vitamindir.

KAN HÜCRELERİ

ALYUVAR

  • Kırmızı kan hücreleridir.
  • Oksijen ve Karbondioksit taşımada görevlidir.
  • Olgun alyuvarlar çekirdeksiz hücrelerdir.
  • Kırmızı kemik iliği, karaciğer ve dalakta üretilir.
  • Yetişkin ve sağlıklı bir insanda 1 mm3 kanda 3-5 milyon alyuvar bulunur.
ALYUVAR – Döndü Topkaya

AKYUVAR

  • Vücudu mikroplara karşı korur.
  • Beyaz renkli ve çekirdeklidir.
  • Mikropları yok eden antikor oluşturur.
  • Hastalık durumunda sayıları artar.
  • Yetişkin ve sağlıklı bir insanda 1mm3 kanda 5000-7000 akyuvar bulunur.
AKYUVAR – Döndü Topkaya

KAN PULCUKLARI

  • Renksiz ve çok küçük kan hücreleridir.
  • Kanın pıhtılaşmasında görev alır.
  • Yetişkin ve sağlıklı bir insanda 1mm3 kanda 200-300 bin kan pulcuğu bulunur.
KAN PULCUKLARI – Döndü Topkaya

KAN GRUPLARI

Alyuvarların taşıdığı protein farklılığına göre farklı kan grupları vardır. A, B ,0 ve AB olmak üzere 4 çeşit kan grubu vardır. Ayrıca Rh faktörü taşıyanlarda Rh+ , taşımayanlarda Rh- kan grupları oluşur.

Rh faktörüABAB0
+A Rh+B Rh+AB Rh+0+
A Rh-B Rh-AB Rh-0-

KAN NAKLİ

Kişiler arasında gerçekleşen kan alış verişine KAN NAKLİ denir. Kan nakli yapılacak kişilerin kan grupları aynı olmalıdır.

KAN BAĞIŞI

Sağlıklı kişilerin ihtiyacı olan kişilere kan vermesidir. Ülkemizde kan bağışı işlemlerini Sağlık Bakanlğına bağlı kuruluşlar yürütür.( TÜRK KIZILAY DERNEĞİ)

Kan bağışı ile kişilerin sağlıklı olması sağlanır.

Toplumsal dayanışma sağlanır.

Ölümlerin azalması sağlanır.

6.Sınıf 2.Ünite Dolaşım Sistemi Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

6.SINIF 2.ÜNİTE SİNDİRİM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Sindirim Sistemi Konu Özeti

6.Sınıf 2.Ünite Sindirim Sistemi Konu Özeti

SİNDİRİM SİSTEMİ

SİNDİRİM NEDİR?

Besinlerin hücre zarından geçebilecek kadar küçültülmesine SİNDİRİM denir.

FİZİKSEL(MEKANİK) SİNDİRİM

Fiziksel sindirim besinlerin yapı taşlarına ayrılmadan sadece boyutundaki küçülmedir. Kimyasal sindirimi kolaylaştırır.

KİMYASAL SİNDİRİM

Besinlerin hücre zarından geçebilecek kadar küçük parçalara ayrılmasıdır. Kimyasal sindirim ENZİM adı verilen özel yapılarla gerçekleşir.

SİNDİRİM SİSTEMİNİ OLUŞTURAN YAPI VE ORGANLAR

AĞIZ

Sindirim sisteminin ilk organıdır. Besinler dişler ve dil yardımıyla fiziksel olarak parçalanır. Tükrük ile ıslatılır. Tükrükte bulunan enzimler ile Karbonhidratların kimyasal sindirimi başlar.

YUTAK

Ağızda sindirimi başlayan besinleri yemek borusuna iletir. Sindirim gerçekleşmez.

YEMEK BORUSU

Yutaktan gelen besinleri mideye iletir. Sindirim gerçekleşmez.

MİDE

Kasılıp gevşeme hareketi ile besinleri bulamaç haline getirir ve fiziksel sindirim gerçekleşir. Mide özsuyundaki enzimler proteinlerin kimyasal sindirimini başlatır.

İNCE BAĞIRSAK

Sindirim ve emilim olmak üzere iki görevi vardır.Sindirimi başlayan protein ve karbonhidratların kimyasal sindirimi burada tamamlanır. Ayrıca yağların sindirimi de burada başlar ve tamamlanır. Karaciğerde üretilen safra sıvısı incebağırsağa dökülür. Safra büyük yağ moleküllerini küçülterek fiziksel sindirimi sağlar. Pankreas özsuyu ise incebağırsağa dökülerek karbonhidrat, protein ve yağların kimyasal sindirimini tamamlar.İncebağırsağın duvarında bulunan villuslar sindirilmiş besinleri kana geçirir. Bu olaya EMİLİM denir.

KALIN BAĞIRSAK

İnce bağırsakta sindirimi ve emilimi tamamlanan besinlerden geriye kalan atıkların oluşturduğu posa içindeki su, vitamin ve mineraller buradan emilir. Kalan kısım anüse iletilir.

ANÜS

Sindirim kanalının son bölümüdür. Atık maddeler buradan dışarı atılarak vücuttan uzaklaştırılır.

KİMYASAL SİNDİRİM NERELERDE VAR?

BESİNAĞIZMİDEİNCE BAĞIRSAK
KARBONHİDRAT VARYOKVAR
PROTEİN YOKVARVAR
YAĞ YOKYOKVAR

NOT: Fiziksel sindirimde enzimler görev almaz.

Kimyasal sindirimde besinlerin ayrılacağı yapı taşları şu şekildedir;

  • KARBONHİDRATLAR———> GLİKOZ
  • PROTEİNLER————>AMİNOASİT
  • YAĞLAR————> YAĞ ASİDİ VE GLİSEROL
SİNDİRİM SİSTEMİ VİDEO – Döndü Topkaya

SİNDİRİME YARDIMCI ORGANLAR

KARACİĞER

  • Karaciğer hücreleri tarafından üretilen safra sıvısı safra kesesinde toplanır.
  • Safra kesesi özel bir kanalla ince bağırsağa bağlıdır.
  • Safra enzim içermez.
  • Safra büyük yağ moleküllerini parçalar ve küçültür.(Fiziksel sindirim)

PANKREAS

  • Midenin hemen altında yer alan ve yaprağa benzeyen organdır.
  • Pankreastan salgılanan pankreas özsuyu özel bir kanalla ince bağırsağa dökülür.
  • Pankreas özsuyu içerinde karbonhidrat, protein ve yağların kimyasal sindirimini sağlayan enzimler bulunur.
SİNDİRİM SİSTEMİ – Döndü Topkaya

6.Sınıf 2.Ünite Sindirim Sistemi Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

6.SINIF 2.ÜNİTE DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ

DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ

İSKELET SİSTEMİ

KAS SİSTEMİ

İSKELET SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

Yürüme, koşma, oturup kalkma gibi günlük hayattaki aktivitelerimizi gerçekleştirmemizi sağlayan sisteme İSKELET SİSTEMİ denir.

İSKELET SİSTEMİNİN GÖREVLERİ

  • Hareket etme
  • Vücuda şekil verme
  • İç organları koruma
  • Bağlanma yüzeyi oluşturma
  • Kan hücreleri üretme

NOT:Yetişkin bir insanın iskeletinde yaklaşık 206 adet kemik bulunur. Bebeklerde yaklaşık 304 adet kemik bulunur ve büyüdükçe bu kemikler kaynaşır. Kemikler de canlıdır ve kalsiyum , fosfor gibi mineralleri depolar.

İSKELET 3 KISIMDAN OLUŞUR.

  1. BAŞ İSKELETİ: Kafatası ve yüz kemikleri
  2. GÖVDE İSKELETİ: Omurga, göğüs kafesi ve kalça
  3. ÜYELER İSKELETİ: Kol ve bacaklar
6.Sınıf 1.Ünite Destek Ve Hareket Sistemi Konu Özeti
İSKELET dans gif – Döndü Topkaya

KEMİK ÇEŞİTLERİ

UZUN KEMİKLER

  • Boyu eninden fazla olan kemiklerdir.
  • Kol ve bacak kemikleri uzun kemiklerdir.
  • El ve ayak parmak kemikleri içlerinde sarı kemik iliği bulunduğundan ve boyu eninden fazla olduğundan uzun kemiklerdir.

KISA KEMİKLER

  • Enleri boylarına yakın olan kemikleridir.
  • El ve ayak bilek kemikleri ile omur kemikleri kısa kemiklerdir.

YASSI KEMİKLER

  • Eni boyundan fazla olan kemiklerdir.
  • Levha gibi yassı haldedir.
  • Kafatası, göğüs kemiği,kalça ve kürek kemikleri, kaburga kemikleri yassı kemiklerdir.

EKLEMLER

İki veya daha fazla kemiğin birbirine bağlanma noktasına eklem denir.

eklemler gif – Döndü Topkaya

OYNAR EKLEM

  • Hareket yeteneği fazla olan eklemlerdir.
  • Eklem sıvısı kayganlık sağlar.
  • Kol ve bacak eklemleri, diz, dirsek, omuz ve parmak eklemleri

YARI OYNAR EKLEM

  • Hareket yeteneği az olan eklemlerdir.
  • Boyun, bel, sırt ve göğüs eklemleri

OYNAMAZ EKLEM

  • Kemikleri hareket etmeyecek şekilde kaynamış eklemlerdir.
  • Kafatası eklemleri

NOT: Eklem sıvısı tüm oynar eklemlerde yer alır. Bebeklerde kafatası eklemleri tam kaynamış durumda değildir. Büyüdükçe oynamaz eklem haline gelir.

EKLEMLER – Döndü Topkaya

KAS SİSTEMİ

İskeletimiz ile birlikte vücuda şekil ve hareket kazandıran yapıya KAS denir.

ÇİZGİLİ KAS

  • Kemikleri hareket ettiren kaslardır.
  • İstemli çalışırlar.
  • Hızlı kasılıp çabuk yorulurlar.
  • Kol ve bacaklarda bulunur.
  • Hücreleri çok çekirdeklidir.

DÜZ KAS

  • İç organların yapısında bulunan kaslardır.
  • İstemsiz çalışırlar.
  • Yavaş kasılıp yorulmazlar.
  • Hücreleri tek çekirdeklidir.

KALP KASI

  • Kalbin yapısında bulunan kaslardır.
  • İstemsiz çalışır.
  • Hızlı kasılır ama yorulmaz.
  • Mikroskop incelemesinde çizgili yapı gösterir.

KASLAR VE ÇALIŞMA ŞEKLİ

  • Kaslar iskeletimize bağlıdır. Kasların kemiklere bağlantı noktalarına TENDON denir.
  • Kaslarda bulunan lifler kasılıp gevşeyerek kasların hareket etmesini sağlar.
  • Kasılan kas kısalır ve şişkinleşir.
  • Gevşeyen kas incelir ve uzar.
  • Hareketimizi sağlayan kas grupları birbiri ile zıt çalışır. Örneğin kolumuzu yukarı kaldırmak istediğimizde ön taraftaki kas grubu kasılırken arka taraftaki kas grubu gevşer.
  • Kalpte bulunan kaslar devamlı olarak kasılıp gevşer ve kan pompalar.
  • İç organlarımızı oluşturan kaslar sürekli kasılıp gevşeme hareketi yapar.
KASLARIN KASILIP GEVŞEMESİ – Döndü Topkaya

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

Fenozom’u takip edin!