5.SINIF 3.ÜNİTE SÜRTÜNME KUVVETİ

sürtünme kuvveti

5.Sınıf 3.Ünite Sürtünme Kuvveti Konu Özeti

SÜRTÜNME KUVVETİ

SÜRTÜNME KUVVETİ NEDİR?

Cisim ile temasta bulunduğu yüzey arasında meydana gelen, cismin hareketini zorlaştıran veya engelleyen kuvvete SÜRTÜNME KUVVETİ denir.

  • Sürtünme kuvvetinin yönü , cismi hareket ettirmek için uyguladığımız kuvvete ters yöndedir.
  • Hareketli bir topu durduran sürtünme kuvvetidir.
  • Bisikletlerin, arabaların fren sistemlerinde sürtünme kuvvetinden faydalanılır.
  • Kalem ile defter arasındaki sürtünme sayesinde yazı yazabiliriz.
  • Ellerimizi birbirine sürtersek sürtünme kuvvetinden dolayı ısınır.
  • Buzlu yollarda sürtünme kuvveti az olduğu için kaygandır.
  • Eski dönemlerde insanlar sürtünme kuvvetinden faydalanarak ateş yakmışlardır.

SÜRTÜNME KUVVETİ NELERE BAĞLIDIR?

Sürtünme kuvveti çok pürüzlü yüzeylerde büyük, az pürüzlü yüzeylerde küçük olur.

Örneğin; Bir oyuncak arabayı mermer, kum ve çakıl taşlarından oluşan üç farklı zeminde hareket ettirecek olursak mermer yüzeyde daha kolay hareket eder. En fazla zorlandığı yüzey ise çakıl taşları olur. Çünkü mermer yüzey az pürüzlü iken çakıl taşları çok pürüzlüdür ve sürtünme kuvveti bu yüzeyde fazladır.

Not: Tamamen pürüzsüz yüzey yoktur. Mikroskobik boyutta bakıldığında her yüzey pürüzlüdür.

Çok Pürüzlü Yüzeyler

  • Halı
  • Toprak
  • Çim
  • Çakıl taşı
  • Zımpara kağıdı
  • Keçe
  • Taş duvar vb.

Az Pürüzlü Yüzeyler

  • Mermer
  • Fayans
  • Buz
  • Cam
  • Laminent
  • Porselen vb.
  • Cismin kütlesi arttıkça sürtünme kuvveti de artar.
  • Uzay boşluk olduğu için sürtünme kuvveti yoktur.
  • Sürtünme kuvveti her zaman olumsuz değildir. Olumlu yönleri de vardır.

Sürtünme Kuvvetini Artırmaya Yönelik Örnekler

  • Karlı havalarda tekerlerin kaymaması için zincir takılması veya daha pürüzlü kış lastiklerinin kullanılması
  • Haltercilerin halteri kaldırmadan önce ellerine pudra sürmesi
  • Karlı havalarda tabanı girintili çıkıntılı botlar giyilmesi
  • Merdivenlerde kaydırmaz bantlar kullanılması
  • Kışın buz tutan yollara kum serpilmesi
  • Kaleci eldivenlerinin iç yüzeyinin pürüzlü olması

Sürtünme Kuvvetini Azaltmaya Yönelik Örnekler

  • Kapı menteşelerinin ve makine parçalarının yağlanması
  • Ağır eşyaların altına tekerlek takılması
  • Ahşap yüzeylerin cilalanması
  • Yuvarlama hareketinden yararlanma
  • Yağlı güreşte pehlivanların vücutlarına yağ sürmesi

HAVA DİRENCİ(HAVANIN SÜRTÜNME KUVVETİ)

Havanın cisimleri uyguladığı sürtünme kuvvetine HAVA DİRENCİ denir. Hava direnci de hareketi engelleyici bir etkidir. Bu sebeple cismin süratini azaltır. Bir cismin hava ile etkileşen temas yüzeyi ne kadar büyükse o cisme etki eden hava direnci de o kadar büyüktür.

ÖRNEKLER;

Hava direncini artırmaya yönelik örnekler

  • Paraşüte etki eden hava direnci paraşütçünün yavaşça yere inmesini sağlar. Paraşüt ne kadar büyükse etki eden hava direnci o kadar fazladır.
  • Sallanan bir salıncak hava direncine maruz kaldığı için zamanla durur.
  • Jet uçakları yere inerken kısa mesafede durmaları için arka taraflarından paraşüt açarlar.

Hava direncini azaltmaya yönelik örnekler

  • Hızlı gitmesi gereken araçların ön taraflarının sivri yapılması
  • Hızlı hayvanların koşarken aldıkları vücut şekilleri
  • Bisiklet sürücülerinin hızlı gitmek için vücutlarını öne eğmesi
  • Kuşların hızlı uçmak için aldıkları vücut şekilleri
  • Yarış arabalarının ince ve ön kısmının sivri olması

SU DİRENCİ(SUYUN SÜRTÜNME KUVVETİ)

Su içerisinde hareket eden cisimlere su tarafından, cismin hareketini zorlaştıran ve engelleyen bir kuvvet etki eder. Bu kuvvete su direnci denir.

Su direnci cisimlerin suya temas eden yüzeylerinin büyüklüğüne bağlıdır. Yüzeyin büyüklüğünün artması cisme etki eden su direncini artırır.

ÖRNEKLER;

  • Gemilerin ön kısımlarının V şeklinde tasarlanması su direncini azaltır.
  • Sürat tekneleri hava ve su direncinden en az etkilenecek şekilde tasarlanmıştır.
  • Balıkların vücut şekilleri ve kaygan pulları su direncini azaltır.
  • Dalgıçlar su altında sürtünme kuvvetini azaltmak için özel tasarlanmış dalgıç kıyafetleri giyerler.
  • Denizaltının uzun ve sivri uçlu olması su direncini azaltır.
  • Havanın ve suyun, cisimlerin hareketine karşı gösterdiği direnç, temas gerektiren kuvvettir.
  • Suyun direnci havanın direncinden daha büyüktür

SÜRTÜNMEYİ ARTIRMAK İÇİN;

  • Yüzeyin pürüzünü artırmak gerekir.
  • Sürtünen cismin uyguladığı kuvveti artırmak gerekir.
  • Hava ve su direncinde temas eden yüzey artırılmalıdır.

SÜRTÜNMEYİ AZALTMAK İÇİN;

  • Yüzeylerin pürüzü azaltılmalı
  • Sürtünen cismin uyguladığı kuvvet azaltılmalı
  • Sıvılardan yararlanılmalı(yağ, su vb.)
  • Yuvarlanma hareketinden yararlanılmalı(tekerlek vb.)
  • Cismin şeklini sürtünmeyi azaltacak şekilde tasarlama

5.Sınıf 3.Ünite Sürtünme Kuvveti Konu Özeti

Fenozom’u takip edin!

5.SINIF 3.ÜNİTE KUVVETİN ÖLÇÜLMESİ

5.SINIF 3.ÜNİTE KUVVETİN ÖLÇÜLMESİ

5.Sınıf 3.Ünite Kuvvetin Ölçülmesi Konu Özeti


KUVVETİN ÖLÇÜLMESİ

KUVVET NEDİR?

Duran bir cismi harekete geçirebilen, hareket halindeki bir cismi hızlandırabilen, yavaşlatabilen, yönünü değitirebilen veya cisimler üzerinde şekil değişikliği yapabilen etkiye KUVVET denir.

Kuvvet cisimlere uygulanan itme veya çekme şeklinde de tanımlanabilir.

KUVVETİN BÜYÜKLÜĞÜ NASIL ÖLÇÜLÜR?

Kuvvetin büyüklüğünü ölçmek için kuvvetin esnek cisimler üzerindeki etkilerinden faydalanılır. Bir kuvvet uygulandığında şekli değişen, kuvvet ortadan kalktığında şekli eski haline geri dönen cisimlere ESNEK CİSİMLER denir. Lastik, yay, sünger gibi cisimler esnek cisimlere örnektir.

yay
lastik
sünger

KUVVETİN BÜYÜKLÜĞÜ NE İLE ÖLÇÜLÜR?

dinamometre

Kuvvetin büyüklüğünü ölçen alete DİNAMOMETRE denir. Dinamometrenin içerisinde esnek yay bulunur. Ucuna asılan ağırlık ile esnek yay uzar. Dinamometrede eşit bölmelendirilmiş göstergeler vardır. Her bölüm belirli bir kuvvet değerini gösterir.

Dinamometrelerde kullanılan yayların belirli bir esneklik sınırı vardır. Her dinamometrenin üzerinde ölçebileceği en yüksek değer yazılıdır. Eğer dinamometreye ölçebileceği bu en yüksek değerden daha büyük bir kuvvet uygulanırsa, içerisindeki yayın esnekliği bozulur ve dinamometre kullanılamaz hale gelir.

Kuvvetin birimi Newton (Nivtın) olarak ifade edilir. Kısaca “N” harfi ile gösterilir. Okurken sayısal değerin yanına eklenir. Örneğin ; 10 N (10 Newton) gibi..

NOT: Aynı cisim iki farklı dinamometrede ölçüldüğünde yayı ince olan dinamometrede uzama miktarı fazla olur. Yani dinamometrelerde uzama miktarı yayın kalınlığına bağlıdır. Bu durumda ölçüm sonucu değişmez. İnce yaydan oluşan dinamometrede birimler yayın uzama miktarına göre ayarlanmıştır.

DİNAMOMETRE İLE ÖLÇÜM YAPMA

Dinamometre ile ölçüm yaparken her bölmenin kaç N’ luk değere karşılık geldiğini bulmak gerekir. Dinamometrenin üzerinde en fazla ölçebileceği kuvvet değeri yazılıdır. Her bölmenin kaç N ‘luk olduğunu bulmak için üzerinde yazan en fazla kuvvet değeri bölme sayısına bölünür. Böylece her bölmenin değeri belirlenir. Sonuçta ölçtüğümüz cisim kaçıncı bölmede görünüyorsa bölme başına düşen değer ile çarpılarak cismin ağırlığının kaç N olduğu bulunur.

  • Örneğin; yandaki dinamometrenin ölçebileceği en yüksek değer 20 N’ dur. Dinamometrede toplam 10 bölme vardır. Bu durumda bölme başına düşen değeri bulmak için 20′ yi 10′ a böleriz ve 2 N değerini elde ederiz. Ağırlığı ölçülen kalemliğin 2.bölmede olduğunu görmekteyiz. Bölme başına 2N düştüğüne göre 2×2=4 N kalemliğin ağırlığını bulmuş oluruz.
DİNAMOMETRE

.

dinamometre

ÖRNEK;

En fazla 200 N kuvvet ölçebilen ve 50 bölmeden oluşan bir dinamometre ile ölçülen cismin ağırlığı 4.bölmede görünmektedir. .O halde 200’ü 50′ ye bölelim. Bölme başına 4 N düşer. Ağırlık 4.bölmeyi gösteriyorsa cismin ağırlığı 4×4= 16 N olur.

5.Sınıf 3.Ünite Kuvvetin Ölçülmesi Konu Özeti

<span class="has-inline-color has-luminous-vivid-orange-color">---</span><span class="has-inline-color has-black-color"><strong><em>DÖNDÜ TOPKAYA </em></strong></span>
DÖNDÜ TOPKAYA

Fenozom’u takip edin!

5.SINIF 2.ÜNİTE CANLILARI TANIYALIM

Canlıların sınıflandırılması

CANLILARI TANIYALIM

5.Sınıf 2.Ünite Canlıları Tanıyalım Konu Özeti / 5.Sınıf 2.Ünite Canlıları Tanıyalım Konu Özeti

Canlıların sınıflandırılması

CANLILARI NEDEN SINIFLANDIRIRIZ?

Büyük bir süpermarkette gezdiğimizi düşünelim..Çikolata almak istiyoruz. Marketin tamamını gezmektense ilk bakacağımız yer atıştırmalıkların olduğu reyon olur. Aynı şekilde; binlerce kitabin olduğu bir kütüphanede bir kitap aradığımızı düşünecek olursak aradığımız kitaba benzer kitapların sıralandığı bölüme bakarız.

Doğada milyonlarca çeşit canlı vardır. Bilim insanları canlılara benzer özelliklerine göre gruplara ayırmışlardır. Bu gruplandırma sırasında canlıların fiziksel özellikleri, beslenmeleri, hareketleri ve çoğalma(üreme) şekilleri gibi özellikleri dikkate alınmıştır.

Canlıların benzer özelliklerine göre gruplandırılmasına SINIFLANDIRMA adı verilir. Sınıflandırma canlıları incelememizi kolaylaştırır.

Bilim insanları canlıları incelerken 4 gruba ayırmıştır.

CANLILAR

MİKROSKOBİK CANLILAR

MANTARLAR

BİTKİLER

HAYVANLAR


MİKROSKOBİK CANLILAR

Gözle görülemeyecek kadar küçük olup ancak mikroskop yardımıyla gözlenen canlılardır. Doğada çok fazla çeşitte mikroskobik canlı vardır. Biz bu konuda amip, bakteri, terliksi hayvan(paramesyum) ve öglena(kamçılı hayvan)yı inceleyeceğiz.

Genel özellikleri;

  • Mikroskobik canlılar tıpkı diğer canlılar gibi beslenme, solunum, hareket, üreme gibi canlılık olaylarını gerçekleştirirler.
  • Canlıların vücudunda, besinlerin üzerinde, su ,toprak ve hava gibi cansız ortamlarda, kısaca her yerde yaşayabilirler.
  • Yararlı ve zararlı olanları vardır.

Mikroskobik Canlı Örnekleri

Amip
Amip
Öglena(Kamçılı hayvan)
Paramesyum(Terliksi hayvan)
Bakteri

BAKTERİLER

Mikroskobik canlılar içerisinde en basit yapılı olanıdır. Her yerde yaşayabilirler ve uygun sıcaklık, nem, besin ortamı bulduklarında çok hızlı çoğalabilirler. Yararlı ve zararlı olan türleri vardır.

YARARLI BAKTERİLER

  • Sütün yoğurda dönüşmesini sağlarlar
  • Üzümün sirkeye dönüşmesini sağlarlar
  • Bağırsaklarımızda yaşayan ve bizim için B ve K vitamini yapan bakteriler vardır.

ZARARLI BAKTERİLER

  • Açıkta kalan yiyeceklerin bozulmasına neden olurlar.
  • Verem, tifo, kolera gibi hastalıklara yol açarlar.
  • Dişlerimizin çürümesine neden olurlar.

MANTARLAR

Mantarlar çok geniş bir yayılma alanına sahiptir. Hemen hemen her ortamda yaşayabilirler. Mantarlar dört grupta incelenir;

ŞAPKALI MANTARLAR

şapkalı mantar

KÜF MANTARI

küf mantarı

MAYA MANTARI

maya mantarı

PARAZİT MANTARLAR

parazit mantar

ŞAPKALI MANTARLAR

  • Şapkalı mantarlar toprağa bağlı yaşayan mantar çeşididir.
  • Gerçek kök, gövde ve yaprak gibi organları yoktur.
  • Bitki gibi görünmelerine rağmen bitki değildir ve fotosentez yapamazlar.
  • Bazı türlerini besin olarak tüketiriz fakat pek çoğu zehirlidir.
  • Çürümekte olan ölü bitki ve hayvan kalıntılarını parçalayarak besin elde ederler. Böylece doğadaki canlı artıklarının ortadan kalkmasını sağlayarak doğal dengeye katkıda bulunurlar.
  • Karanlık ve nemli ortamları severler.

KÜF MANTARI

  • Mikroskopta görülebilen mantar çeşididir.
  • Uzun süre açıkta kalan besinleri çürüterek tadını, kokusunu ve rengini değiştirir.
  • Küflü besinleri tüketmek sağlık açısından risklidir.
  • Bazı küf mantarlarından antibiyotikler elde edilir. Bunlardan biri peynir küfünden elde edilen penisilindir.

MAYA MANTARI

  • Mikroskop ile görülebilen canlılardır.
  • Uygun sıcaklık ve besin ortamında hızlı çoğalırlar.
  • Hamurun mayalanması ile ekmek yapımında görev alırlar.
  • Sütten peynir yapımında görev alırlar.
  • Etil alkol gibi bazı kimyasallar da maya mantarları tarafından oluşturulur.

PARAZİT MANTARLAR

  • İnsan, bitki ve hayvanlarda çeşitli hastalıklara neden olan mantar çeşididir.
  • İnsanlarda saçın bir bölümünün dökülmesine neden olan saçkıran hastalığı, erkeklerde sakalın bir bölümünün dökülmesine neden olan sakal kıran hastalığı bu mantarların sebep olduğu cilt rahatsızlıklarıdır.
  • Bitkilerde sararma ve kurumaya neden olurlar.
  • El ve ayaklarda kaşıntı , pul pul dökülme ve tırnağın şeklinin bozulmasına yol açarlar.
  • Ağızda yara ve pamukçuk oluşumuna neden olurlar.

Peki, küf mantarları ile penisilin ilacı arasında nasıl bir ilişki var? 1928 yılına kadar İngiliz bilim insanı Alexander Fleming bakterileri yok etmek üzerine çalışmalar yapar, fakat başarısız olur. Bir gün, tatil dönüşü laboratuvarına geldiğinde içinde farklı çeşitlerde bakterilerin bulunduğu petri kabını açık unuttuğunu fark eder. Açık unutulan kap küf mantarı ile dolmuştur. Petri kabını temizlemeye hazırlanan Fleming küf mantarının kenarında bulunan jel kıvamındaki yapıda herhangi bir çeşit bakteri topluluğu bulunmadığını fark eder. Oysaki kabın diğer kısımlarında bol miktarda bakteri vardır. Fleming bakterileri yok eden bu yapının Penicillium Notatum adı verilen küf mantarı olduğunu düşünür. Bu mantarların kenarlarında yer alan jöle kıvamındaki sulu kısmına ise penisilin adını verir. Fleming, penisilini küf mantarından ayırmayı başaramaz ve penisilin ile ilgili çalışmalarını 1934 yılında sonlandırır. Konu ile ilgili bir makalesinde ise penisilinin hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini belirtir, ancak genel olarak makalesinde değindiği nokta penisilinin küf mantarına duyarlı bakteriler ile diğer bakterileri birbirinden ayırmasıdır. Yani penisilinin hastalıkların tedavisinde kullanılması Fleming’den sonra başlar.

Bilim Genç Tübitak/Mehmet Şen/ yazının tamamını okumak için tıklayınız.

BİTKİLER

Kendi besinlerini kendisi üreten ve toprağa bağlı olarak yaşayan canlılardır.Diğer canlıların ihtiyacı olan besin ve oksijeni üretirler. Besin ve oksijen üretmek için su ve karbondioksit kullanırlar yani fotosentez yaparlar.

Bitkiler iki grupta incelenir.

ÇİÇEKLİ BİTKİLER

ÇİÇEKSİZ BİTKİLER

ÇİÇEKLİ BİTKİLER

Çiçekli bitkilerin kök, gövde, yaprak ve çiçekten oluşan kısımları vardır. Doğadaki bitkilerin büyük çoğunluğu çiçekli bitkidir. Tohum oluşturarak çoğalırlar.

  • kök:
  • Bitkilerin toprak altında kalan kısımlarıdır. Bitkilerin topraktan su ve mineral maddeler almasını sağlar. Bitkiyi toprağa bağlar
  • gövde:
  • Bitkinin çiçek, yaprak, meyve gibi bölümlerini taşır. Bitkinin dik durmasını sağlar. Köklerden gelen su ve mineralleri diğer bitki bölümlerine iletir.
  • yaprak:
  • Bitkilerin besin üretimi, gaz alışverişi ve terleme yapan bölümüdür. Yapraklar farklı şekil ve büyüklüğe sahip olabilir. Üzerlerinde küçük gözenek (delikler) ve madde taşıyan damarlar vardır.
  • çiçek:
  • Çiçekli bitkilerin çoğalmasını (üremesini) sağlayan bölümüdür. Üzerinde bitkinin üreme organları bulunur. Farklı renklerde ve özelliklerde olabilir. Renkleri ve yaydıkları koku böcekleri çeker. Bu sayede bitkilerin üremesi kolaylaşır

Çiçeğin Kısımları

  • dişi organ
  • erkek organ
  • taç yaprak
  • çanak yaprak
  • çiçek tablası

çiçek
erkek ve dişi organ

ÇİÇEKSİZ BİTKİLER

  • Üreme organı olan çiçeğe sahip olmayan basit yapılı bir bitki grubudur.
  • Çiçek olmadığı için tohum ve meyve oluşturamazlar.
  • Kök, gövde ve yaprakları iyi gelişmemiştir.
  • Eğrelti otları, ciğer otu, at kuyruğu, kara ve su yosunu, kibrit otu bu gruba örnektir.

HAYVANLAR

Canlılar aleminin en gelişmiş canlıları hayvanlardır. İhtiyaç duydukları besinleri diğer canlılardan karşılarlar. Beslenme şekilleri de değişiklik gösterir. Bazı hayvanlar etle(etçil), bazı hayvanlar otla(otçul) ve bazıları ise hem et hem de otla(hepçil) beslenirler. Hayvanlar vücütlarına dayanıklılık sağlayan iskelet ve omurga bulundurma durumuna göre iki grupta incelenirler.

OMURGASIZ HAYVANLAR

Karınca

OMURGALI HAYVANLAR

Aslan

OMURGASIZ HAYVANLAR

  • Solucanların tamamı omurgasızdır.
  • Deniz ve okyanus diplerinde yaşayan sünger ve mercanlar omurgasızdır.
  • Vücudu kabukla kaplı olan salyangoz, midye, yengeç birer omurgasız canlıdır.
  • Akrep, deniz anası, deniz yıldızı, kelebek, arı, sinek, çekirge, ahtapot, ıstakoz diğer omurgasız canlı örnekleridir.

Vücutlarında kemik ve kıkırdaktan yapılmış iskelet ve omurga bulunmayan canlılardır. İskeletleri olmadığı için vücutlarına destek sağlayan deri,kabuk ve kitin gibi dış iskeletleri vardır.

  • Omurgasız hayvanların karada ve suda yaşayan türleri vardır.
  • Bazı omurgasız hayvanlar parazit olarak diğer canlıların vücutlarında yaşarlar.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Çevremizde gördüğümüz böceklerin tamamı omurgasız hayvanlar grubundadır.

OMURGALI HAYVANLAR

Vücutlarında kemik ve kıkırdaktan oluşan bir omurga bulunduran hayvanlardır. Karada ve suda yaşayan türleri türleri vardır. Bazıları doğurarak bazıları yumurta ile çoğalır. Omurgalı hayvanlar beş grupta incelenir.

KUŞLAR

BALIKLAR

KURBAĞALAR

SÜRÜNGENLER

MEMELİLER

KUŞLAR

  • Kanatları olan omurgalı hayvanlardır.
  • Hindi, tavus kuşu, deve kuşu gibi bazı türleri uçamazlar.
  • Karada yaşarlar.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Vücutları tüylerle kaplıdır.
  • Ağızları gaga yapısına sahiptir.

BALIKLAR

  • Suda yaşayan omurgalı hayvanlardır.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Vücutları pullarla kaplıdır.
  • Solungaçlarıyla solunum yaparlar.
5.Sınıf 2.Ünite Canlıları Tanıyalım

KURBAĞALAR

  • Hem suda hem karada yaşarlar.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Nemli bir deriye sahiptirler.
  • Yumurtadan çıktıkları haliyle ergin halleri farklıdır. Yumurtadan çıkmış larva halleri kuyruklu bir yapıya sahiptir. Ergin kurbağa olana kadar başkalaşım geçirirler.
  • Hem deri solunumu hem de akciğer solunumu yaparlar.

SÜRÜNGENLER

  • Bazıları karada bazıları suda yaşarlar.
  • Yerde sürünerek hareket ederler.
  • Yumurta ile çoğalırlar.
  • Vücutları sert pullarla kaplıdır.

MEMELİLER

  • Omurgalı hayvanlar içinde en gelişmiş gruptur.
  • Karada ve suda yaşayan türleri vardır.
  • Yavrularını doğurarak dünyaya getirirler ve bir süre sütle beslerler.
  • Vücutları kıllarla kaplıdır.
  • Bazıları otçul, bazıları etçil, bazıları hepçildir.
  • Yarasa uçan memeli grubundadır.
  • Balina, yunus, fok, mors, yüzen memelilerdir.
  • Ornitorenk gagalı memelidir.

5.Sınıf 2.Ünite Canlıları Tanıyalım Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u takip edin!