7.SINIF 3.ÜNİTE KÜTLE VE AĞIRLIK

7.SINIF 3.ÜNİTE KÜTLE VE AĞIRLIK

7.Sınıf 3.Ünite Kütle Ve Ağırlık Konu Özeti

KÜTLE VE AĞIRLIK


YER ÇEKİMİ KUVVETİ NEDİR?

Yer kürenin üzerinde bulunduğu bütün cisimlere uyguladığı kütle çekim kuvvetine YER ÇEKİMİ KUVVETİ denir. Ünlü bilim insanı Isaac Newton tarafından bulunmuştur. Newton bir elma ağacının altında otururken kafasına bir elma düşer ve yüksekten serbest bırakılan cisimlerin neden yere doğru hareket ettiği sorusunun cevabını bulmaya çalışır. Çalışmaları sonucunda Yer Çekimi Kuvvetini keşfeder.

Yer çekimi Dünya’nın her yerinde yerin merkezine doğrudur.

AĞIRLIK NEDİR?

Yüksekten serbest bırakılan bir cisim yere doğru hareket eder. Cismin yere doğru hareket etmesi cisim üzerine uygulanan net kuvvetin sıfırdan farklı olduğunu gösterir ve yönü yerin merkezine doğrudur. Bu kuvvet Yer çekimidir. Kütleye etki eden yer çekimi kuvvetine AĞIRLIK denir. O halde ağırlık da bir kuvvettir. Kuvvete ait bütün özellikler ağırlık için de geçerlidir.

AĞIRLIK;

  • Bir kuvvettir.
  • Dinamometre ile ölçülür.
  • Birimi Newton’dur.
  • “G” ile gösterilir.

KÜTLE VE AĞIRLIK

Günlük hayatta genellikle karıştırılarak birbirlerinin yerine kullanılan bu iki kavram birbirleriyle ilişkili olsa da aynı nicelikler değildir. Kütle bir maddenin miktarını yani sahip olduğu tanecik sayısını ifade ederken Ağırlık ise kütleye etki eden yer çekimi kuvvetini ifade eder.

KÜTLEAĞIRLIK
Bir cismin sahip olduğu madde miktarıdır.Cisme etki eden yer çekimi kuvvetidir.

Eşit kollu terazi ile ölçülür.

Dinamometre ile ölçülür.
Birimi kilogram veya gramdır.(Kg, g)Birimi Newton’dur.(N)
Büyüklüğü sabittir, ortama göre değişmez.Büyüklüğü yer çekimine bağlıdır, ortama göre değişir.

Elimizde bir kavanoz dolusu misket olsun. Kavanozun içinde toplam 100 misket olduğunu düşünelim. Kavanozun kapağını kapatıp önce DÜNYA’ da ardından AY ‘ın yüzeyinde kavanozu Dinamometre ile ölçelim. Dünya ‘da 60N ölçüyorsak Ay’da 10 N ölçüm sonucu elde ederiz. Ay’da yer çekimi Dünya’daki çekimin 1/6’ine eşittir. Bu sebeple kavanozun ağırlığı Ay’da 1/6’e düşer. Fakat kavanozda hala 100 misket vardır ve bu sayı değişmemiştir. Bu örnekte misket sayısını kütleye benzetebiliriz. Nereye giderse gitsin üzerine misket eklenmedikçe veya çıkarılmadıkça değişmez. Fakat ağırlık yer çekimine bağlı olduğu için değişir.

100 adet misket

NOT: Uzay boşluğunda yer çekimi etkisi olmadığından ağırlık sıfırdır.

NOT: Kütlesi 1 kg olan cismin ağırlığı dinamometrede yaklaşık olarak 10 N ölçülür. (Dünya’da)

KÜTLE ÇEKİM KUVVETİ

1 KG’LIK CİSMİN FARKLI GEZEGENLERDEKİ AĞIRLIKLARI

Kütle çekim kuvveti cismin kütlesinin büyüklüğüne bağlıdır. Bu sebeple farklı gezegenlerde kütle çekim kuvveti de farklıdır. 1kg kütleli cisme farklı gezegenlerde farklı çekim kuvvetleri uygulandığı için ağırlığı da değişir. Gök cisminin kütlesi ne kadar fazla ise cisme uyguladığı çekim kuvveti de o kadar fazladır. Ay’ın çekim kuvveti Dünya’nın çekim kuvvetinin 1/6’sına eşittir. Dünyada ağırlığı 600 N olan bir cismin Ay’daki ağırlığı 100 N olur.

AĞIRLIK DÜNYA’DA NERELERDE DEĞİŞİR?

Dünya kendine özgü şeklinden dolayı ekvatorda şişkin ve kutuplarda basıktır. Bu durumda ekvator bölgeleri yerin merkezine daha uzakta iken kutuplar yerin merkezine daha yakındır. Yerin merkezine yaklaştıkça çekim kuvveti artar. Bu sebepten kutuplarda yerin merkezine daha yakın olacağımız için ekvatora göre ağırlığımız artar.

Yer kürenin yüzeyinden yükseklere doğru gidilirse yerin merkezinden uzaklaşmış oluruz. Bu durumda çekim kuvvetinin etkisi azalacağından ağırlığımız da azalır. Yer kürenin yüzeyini deniz seviyesi olarak esas alırsak deniz seviyesinden yükseklere doğru gidildikçe ağırlık azalır.


DÜNYA’DAKİ KÜTLEDÜNYA’DAKİ AĞIRLIKAY’DAKİ KÜTLEAY’DAKİ AĞIRLIK
6 kg60 N6 kg10 N
18 kg180 N18 kg30 N

7.Sınıf 3.Ünite Kütle Ve Ağırlık Konu Özeti


Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

8.SINIF 2. ÜNİTE KALITIM

8.SINIF 2. ÜNİTE KALITIM

8.Sınıf 2.Ünite Kalıtım Konu Özeti

KALITIM


KALITIM

Canlılarda bulunan özelliklerin döllenme yoluyla yeni nesillere aktarılmasına KALITIM denir. Bunu inceleyen bilim dalına GENETİK denir.

MENDEL KİMDİR?

Gregor Mendel, uzun ismiyle Gregor Johann Mendel, genetiğin babası olarak bilinir. En çok bezelyelerle yaptığı çalışmalarla bilinir. Rahip olan Gregor Mendel bitkilerde belirli özelliklerin belirli kurallara göre kalıtıldığını ortaya çıkardı. Çalışmalarının değeri ölümünden çok sonra anlaşıldı.Gregor Mendel botanikçi ve rahiptir. 20 Temmuz 1822’de Avusturya İmparatorluğu’nda doğmuş ve 6 Ocak 1884’te 61 yaşında ölmüştür. Çiftçi bir ailede dünyaya gelen Mendel, önce rahip olmuş, daha sonrada Viyana Üniversitesi’nde bilimsel eğitim almıştır. Resesif ve dominant gibi terimleri ve kavramları bezelye deneyleri ile ortaya çıkarmıştır. Genetik biliminin kurucusudur.

Mendel kalıtım çalışmalarında bezelyelere ait 7 farklı karakter ve 14 özellik üzerinde çalışmalar yaparak bugünkü kalıtım bilimine öncülük etmiştir.

MENDEL’İN DENEYLERİNDE BEZELYE KULLANMA NEDENLERİ

  • Bezelyenin kolay yetişen bir bitki olması
  • Üreme süresi kısa olduğu için çalışmalardan çabuk sonuç alınması
  • Karakter (genetik özellik) sayısının fazla olması
  • Her bir karakterin iki zıt çeşidinin olması( uzun boy-kısa boy vb.)
  • Hem dişi organ hem erkek organın aynı çiçek üzerinde olması ve taç yapraklar tarafından tamamen sarılıp yabancı tozlaşmayı önlemesi
  • Seçilen özelliklerin aynı kromozomlar üzerinde bulunması

MENDEL’İN ÇALIŞMALARI

  1. Bezelyeye ait bir karakter belirleniyor.
  2. Belirlenen karakterdeki bezelyelerden birinin erkek organlarını kesiyor ve diğer bezelye çiçeğinin polenlerini fırça yardımıyla toplayarak erkek organları kesilen çiçeğe temas ettiriyor ve tozlaşmasını sağlıyor.
  3. Elde edilen tohumları toprağa ekiyor ve aynı özelliği gösterenleri seçip işlemi tekrarlıyor. Sonuçta bütün bezelyeler aynı özellikte olduğunda bu özelliğe ait saf döl bezelye elde etmiş oluyor.( örneğin uzun boy özelliğinde tamamı uzun bezelye oluştuğunda saf döl uzun boylu bezelye elde etmiş oluyor.)
  4. Belirlenen özelliğin zıttını(kısa boy) da aynı işemlerden geçirerek o özelliğe ait saf döller elde ediyor.
  5. Belirlediği iki zıt özelliğin saf döllerini tozlaştırarak melez döller elde ediyor.( uzun boy ile kısa boy)
  6. Yaptığı çalışmaları olasılık hesaplamaları ile bilimsel hale getiriyor.

KALITIM İLE İLGİLİ KAVRAMLAR

ALEL GEN

Dişi ve erkekten gelen kromozomların üzerinde karşılıklı olarak bulunan ve aynı karaktere etki eden gen çiftidir.

BASKIN(DOMİNANT) GEN

Etkisini canlının dış görünüşünde her zaman gösterebilen gendir. Büyük harflerle gösterilir. ( A , B, D, K…)

ÇEKİNİK(RESESİF) GEN

Etkisini canlının dış görünüşünde sadece baskın gen olmadığı zaman gösterebilen gendir. Küçük harflerle gösterilir. ( a, b, d, k…)

SAF DÖL(HOMOZİGOT)

Dişi ve erkekten gelen alel genlerin aynı olma durumudur. ( AA, bb, DD, kk…)

MELEZ DÖL(HETEROZİGOT)

Dişi ve erkekten gelen alel genlerin farklı olma durumudur. ( Aa, Bb, Dd, Kk…)

FENOTİP

Canlının dış görünüş özellikleridir. (Göz rengi, saç rengi, boy uzunluğu vb..)

GENOTİP

Canlının dış görünüşünü oluşturan kalıtsal özellikleridir. (Aa, DD, Kk vb.)

ÇAPRAZLAMA

Dişi ve erkek genotiplerinden oluşacak karakterlerin olasılığının hesaplanmasıdır.

BEZELYELERDE İNCELENEN KARAKTERLER

KARAKTERLERÇİÇEK RENGİÇİÇEK KONUMUBİTKİ BOYUTOHUM ŞEKLİTOHUM RENGİTOHUM ZARF RENGİTOHUM ZARF ŞEKLİ
BASKIN
MOR ÇİÇEK

ÇİÇEKLERİ YANDA

UZUN BOYLU

DÜZGÜN TOHUM

SARI TOHUM

YEŞİL TOHUM ZARFI

DÜZ TOHUM ZARFI
ÇEKİNİK
BEYAZ ÇİÇEK

ÇİÇEKLERİ UÇTA

KISA BOYLU

BURUŞUK TOHUM

YEŞİL TOHUM

SARI TOHUM ZARFI

BOĞUMLU TOHUM ZARFI

ÇAPRAZLAMALAR

KARAKTERLERÇİÇEK RENGİ
A-MOR
a-BEYAZ
ÇİÇEK KONUMU
B-ÇİÇEK YANDA
b-ÇİÇEK UÇTA
BİTKİ BOYU
K-UZUN
k-KISA
TOHUM ŞEKLİ
D-DÜZGÜN
d-BURUŞUK
TOHUM RENGİ
M-SARI
m-YEŞİL
TOHUM ZARF RENGİ
H-YEŞİL
h-SARI
TOHUM ZARF ŞEKLİ
R-DÜZ
r-BOĞUMLU
SAF DÖL BASKINAA

SAF DÖL MOR ÇİÇEK
BB

SAF DÖL ÇİÇEKLERİ YANDA
KK

SAF DÖL UZUN BOYLU
DD

SAF DÖL DÜZGÜN TOHUM
MM

SAF DÖL SARI TOHUM
HH

SAF DÖL YEŞİL TOHUM ZARFI
RR

SAF DÖL DÜZ TOHUM ZARFI
MELEZ DÖL BASKINAa

MELEZ DÖL MOR ÇİÇEK
Bb
MELEZ DÖL ÇİÇEKLERİ YANDA
Kk
MELEZ DÖL UZUN BOYLU
Dd
MELEZ DÖL DÜZGÜN TOHUM
Mm
MELEZ DÖL SARI TOHUM
Hh
MELEZ DÖL YEŞİL TOHUM ZARFI
Rr
MELEZ DÖL DÜZ TOHUM ZARFI
SAF DÖL ÇEKİNİKaa

SAF DÖL BEYAZ ÇİÇEK
bb

SAF DÖL ÇİÇEKLERİ UÇTA
kk

SAF DÖL KISA BOYLU
dd

SAF DÖL BURUŞUK TOHUM
mm

SAF DÖL YEŞİL TOHUM
hh

SAF DÖL SARI TOHUM ZARFI
rr

SAF DÖL BOĞUMLU TOHUM ZARFI

İNSANLARDA KALITSAL KARAKTERLER

KARAKTERLERSAÇ RENGİSAÇ ŞEKLİGÖZ RENGİKULAK MEMESİDUDAK ŞEKLİKİRPİK BOYUTEN RENGİ
BASKIN
KOYU

KIVIRCIK

KOYU

AYRIK
KALIN
UZUN

KOYU
ÇEKİNİK
SARI

DÜZ

RENKLİ

YAPIŞIK

İNCE

KISA

AÇIK

8.Sınıf 2.Ünite Kalıtım Konu Özeti



Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

6.SINIF 2.ÜNİTE BOŞALTIM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Boşaltım Sistemi Konu Özeti

BOŞALTIM SİSTEMİ


BOŞALTIM NEDİR?

Vücudumuzda çeşitli faaliyetler sonucu ortaya çıkan atık ve zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasıdır.

VÜCUTTAKİ ATIK MADDELER NELERDİR?

  • Hücrelerde proteinlerin kullanılması sonucu oluşan amonyak
  • Karbondioksit ve su, mineraller
  • Safra ve sindirim sonucu oluşan atıklar

VÜCUTTAN ATIK MADDELERİ UZAKLAŞTIRAN ORGANLAR

1-BOŞALTIM SİSTEMİ

  • Kanda biriken zararlı atıkların vücut dışına atılmasında görevlidir.

2- DİĞER ORGANLAR

AKCİĞERLER

  • Soluk alıp verme sonucunda Karbondioksit ve fazla suyu dışarı atar.

DERİ

  • Terleme yoluyla fazla su ve mineralleri dışarı atar.

KALIN BAĞIRSAK

  • Sindirim atıkları ve safrayı anüsten dışarı atar.

BOŞALTIM SİSTEMİ YAPI VE ORGANLARI

1- BÖBREK

  • Karın bölgesinin arka tarafında iki adet bulunan organdır.
  • Görevi kanı süzerek atık ve zararlı maddeleri ayırmaktır.
  • Böbreklerde NEFRON adı verilen bölgelerde kan süzülür ve su, üre, fazla tuz kandan ayrılır.
  • Kanı süzme görevi böbreklerimizin görev birimi olan ve her böbrekte milyonlarca sayıda bulunan Nefronlar ile gerçekleştirilir.
NEFRONUN YAPISI

2-ÜRETER

  • Böbreklerde kanın süzülmesi ile oluşan idrarın böbrekten idrar kesesine taşınmasını sağlayan borulardır.
  • Her böbreğe bağlı bir tane olmak üzere toplam iki adet üreter vardır.

3-İDRAR KESESİ(MESANE)

  • İdrarın geçici süreliğine bekletilip depo edildiği bölümdür.
  • Düz kaslardan oluşmuştur
  • Yetişkin bir insanda ortalama 500-700 mL idrar depo edebilir.

4-ÜRETRA

  • İdrarın vücut dışına atıldığı bölümdür.

BOŞALTIM SİSTEMİNDE GERÇEKLEŞEN OLAYLAR

  • Böbrek atardamarı ile böbreğe gelen kan nefronlarda süzülür.
  • Süzülüp temizlenen kan böbrek toplardamarı ile böbrekten ayrılır ve vücuttaki yolculuğuna devam eder.
  • Süzülme sonucunda toplanan su,tuz ve üre idrarı oluşturur ve böbreğin orta kısmında toplanarak üretere geçer.
  • Üreterler yardımıyla idrar böbrekten çıkarak idrar kesesine taşınır.
  • İdrar kesesinde bir süre idrar depolanır ve bekletilir.
  • İdrar kesesinde biriken idrar üretra ile vücut dışına atılır.

NOT: Proteinlerin sindirimi sonucunda hücrede oluşan amonyak zehirli bir bileşiktir. Karaciğer amonyağı daha az zehirli olan üreye çevirir ve kana verir. Böbreklerde üre kandan süzülerek ayrılır.

BÖBREKLER – Döndü Topkaya
İDRAR KESESİ – Döndü Topkaya

6.Sınıf 2.Ünite Boşaltım Sistemi Konu Özeti



Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

6.SINIF 2.ÜNİTE SOLUNUM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Solunum Sistemi Konu Özeti

SOLUNUM SİSTEMİ

SOLUNUM NEDİR?

Canlılar günlük aktiviteleri için enerjiye ihtiyaç duyarlar. Bu enerjiyi yediğimiz besinlerden sağlarız. Sindirilen besinler ile oksijen hücrelere kan yoluyla taşınır. Besin ve oksijenin hücrelerde kullanılması sonucu enerji ve atık madde oluşur, bu olaya solunum denir. Oksijenin havadan alınarak kan yoluyla hücrelere ulaştırılması ve hücrelerde biriken karbondioksitin vücut dışına atılmasını sağlayan yapı ve organlara SOLUNUM SİSTEMİ denir.

SOLUNUM SİSTEMİ ORGANLARI

BURUN

  • Havanın alınmasını sağlar.
  • Alınan havayı ısıtır ve nemlendirir.
  • Burun kılları ve mukus tabakası sayesinde dışarıdan gelen toz ve mikroplar tutulur.
  • Mukus tabakası havayı nemlendirir.
  • Bol miktarda kılcal damar bulunur ve bunlar sayesinde hava ısıtılır.

YUTAK

  • Burundan alınan havayı soluk borusuna iletir.
  • Ayrıca yutulan besinleri yemek borusuna geçmesini sağlar.
  • Ağız ve burun boşluğunun birleştiği kısımdır.

GIRTLAK

  • Kıkırdak ve kaslardan oluşur.
  • Ses telleri burada bulunur.
  • Havayı soluk borusuna iletir.
  • Soluk borusuna hava giriş çıkışını kontrol eder.

SOLUK BORUSU

  • Kıkırdak halkalardan oluşur.
  • İç yüzeyi mukus salgılayan bir zar ile örtülüdür.
  • Mukus sayesinde toz ve mikroplar tutulur ve hava nemlendirilir.
  • Havayı bronşlara ve akciğerlere iletir.

AKCİĞERLER

  • Sağ ve sol akciğer olmak üzere iki tane akciğer bulunur.
  • Göğüs kafesinin altında bulunur.
  • Sağ akciğer üç bölmeden sol akciğer ise iki bölmeden oluşur. Bunun nedeni sol akciğerin altında kalbin yer kaplamasıdır.
  • Oksijen ile Karbondioksit akciğerlerde yer değiştirir.
  • Bronş, bronşçuk ve alveollerden oluşur.
BRONŞLAR
BRONŞÇUKLAR
ALVEOL

BRONŞLAR

  • Soluk borusu akciğerlere bağlantı noktasında ikiye ayrılır. Bu bölüme bronş denir.

BRONŞÇUKLAR

  • Bronşlar akciğerin içinde dallanarak bronşçukları oluşturur.

ALVEOLLER

  • Bronşçukların uç kısmında bulunan ve üzüm salkımlarına benzeyen hava keseleridir.
  • Oksijen ve Karbondioksit değişimi burada olur.
  • Kılcal kan damarları ile çevrilidir.
  • Bir akciğerin yapısında yaklaşık 300 milyon kadar alveol vardır.
  • Alveoldeki oksijen kan damarına geçerken , kan damarındaki karbondioksit alveole geçer.

DİYAFRAM

  • Göğüs ve karın boşluğunu birbirinden ayıran güçlü bir kastır.
  • Kasıldığı zaman göğüs kafesi genişler ve akciğerlere hava dolar.
  • Gevşediği zaman göğüs kafesi daralır ve hava dışarı çıkar.

SOLUK ALIP VERME OLAYI

SOLUK ALMA

  • Diyafram ve kaburgalar arası kaslar kasılır.
  • Göğüs kafesi genişler.
  • Akciğerlere hava dolar.
BURUN>YUTAK>GIRTLAK>SOLUK BORUSU>BRONŞLAR>AKCİĞERLER>BRONŞÇUKLAR> ALVEOLLER

SOLUK VERME

  • Diyafram ve kaburgalar arası kaslar gevşer.
  • Göğüs kafesi daralır.
  • Akciğerlerin içindeki hava boşalır.
ALVEOLLER>BRONŞÇUKLAR>AKCİĞERLER> BRONŞLAR>SOLUK BORUSU>GIRTLAK>YUTAK>BURUN
SOLUK ALIP VERME OLAYI – Döndü Topkaya

NOT:

Kireç suyuna Karbondioksit temas ederse bulanır. Metilen mavisi Karbondioksit varlığında sarı renk alır. Bir ortamda solunum olup olmadığını bunlar ile anlayabiliriz.


6.Sınıf 2.Ünite Solunum Sistemi Konu Özeti


Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

8.SINIF 2. ÜNİTE DNA VE GENETİK KOD

DNA

8.Sınıf 2.Ünite DNA ve Genetik Kod Konu Özeti

DNA VE GENETİK KOD


KROMOZOM

DNA özel bir protein kılıf ile birleşerek kısalır , kalınlaşır ve Kromozom denilen yapıları meydana getirir.

DNA

Kromozomları oluşturan ve kalıtsal özelliklerin nesilden nesle aktarılmasını sağlayan yönetici moleküldür.

GEN

Bir görevi yerine getirmek için özelleşmiş DNA bölümleridir. Göz rengi, saç rengi, boy uzunluğu gibi özellikleri oluşturur.

NÜKLEOTİD

DNA’nın en küçük yapı birimidir.

NOT:

  • Kromozom sayısı aynı türün sağlıklı bireylerinde aynıdır.
  • Kromozom sayısı canlılar için ayırt edici bir özellik değildir. Farklı canlıların kromozom sayıları aynı olabilir.
  • Kromozom sayısı ile canlı gelişmişliği arasında bir ilgi yoktur.
  • Kromozom sayısının vücut büyüklüğü ile alakası yoktur.

NÜKLEOTİD

  • 4 çeşit nükleotid vardır. ADENİN,TİMİN,GUANİN,SİTOZİN
  • Canlılarda çeşitliliği sağlayan nükleotidlerin sayısında ve dizilişindeki farklılıktır.
  • Tüm canlılarda nükleotid çeşitleri aynıdır.

DNA’NIN YAPISI

  • DNA çift zincirli sarmal yapıdan oluşur.
  • En küçük yapı birimi nükleotidtir.
  • En küçük görev birimi gendir.
  • Adenin nükleotidi her zaman Timin nükleotidi ile eşleşir ve ikili Hidrojen bağı ile birbirine bağlanır.
  • Guanin nükleotidi her zaman Sitozin nükleotidi ile eşleşir ve üçlü Hidrojen bağı ile birbirine bağlanır.
  • DNA ‘da organik bazların toplam sayısı toplam nükleotid sayısına eşittir.
  • Fosfat sayısı şeker sayısına eşittir.

NOT:

DNA molekülünden bahsediliyorsa toplam nükleotid sayısı hesaba katılır. DNA’nın tek zincirinde diyorsa toplam nükleotid sayısının yarısı hesaba katılır.

  • ÖRNEK SORU:
  • 2000 Nükleotidten oluşan bir DNA modelinde 600 tane ADENİN nükleotid varsa kaç tane GUANİN nükleotid vardır?
  • CEVAP:
  • ADENİN=TİMİN
  • 600 ADENİN+600 TİMİN= 1200
  • 2000 nükleotidin 1200’ü A+T ise geriye kalan 800 nükleotid GUANİN+SİTOZİN olacağından sonuçta 400 GUANİN ve 400 SİTOZİN olacaktır.
  • GUANİN=400

  • ÖRNEK SORU:
  • DNA’nın tek zincirinde 500 ADENİN ve 300 TİMİN bulunmaktadır. DNA molekülünde toplam 2000 nükleotid olduğuna göre bu DNA’da kaç tane GUANİN vardır?
  • CEVAP:
  • Tek zincirde 500 ADENİN+ 300 TİMİN= 800 ise çift zincirde A+T sayısı=1600 olur. Toplam 2000 nükleotid olduğuna göre kalan 400 nükleotidin yarısı GUANİN yarısı SİTOZİNdir. GUANİN sayısı=200

DNA’NIN KENDİNİ EŞLEMESİ

  1. Organik bazlar arasındaki bağlar koparak çift zincir bir fermuar gibi açılır.
  2. Ayrılan zincirlerdeki nükleotidlerin karşısına sitoplazmadan gelen hazır nükleotidler uygun şekilde eşleşir.
  3. Bir zinciri eski diğer zinciri yeni olan iki DNA oluşur.
  4. Şekilde 1 ve 4. zincirler ile 2 ve 3. zincirler birbiriyle aynıdır. 1 ve 2 eski, 3 ve 4 yeni oluşan zincirlerdir.

NOT:

DNA kendini eşlemesi esnasında bazen hatalı durumlar oluşabilmektedir. Bu hatalardan bazıları düzeltilebilirken bazıları düzeltilememektedir.

8.Sınıf 2.Ünite DNA ve Genetik Kod Konu Özeti



Fenozom’u Takip Edin!

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

8.SINIF 1.ÜNİTE İKLİM VE HAVA OLAYLARI

8.Sınıf 1.Ünite İklim ve Hava Olayları Konu Özeti

8.Sınıf 1.Ünite İklim ve Hava Olayları Konu Özeti

İKLİM VE HAVA OLAYLARI

HAVA OLAYLARI

Dar bir bölgede belirli ve kısa bir süre içinde etkili olan atmosfer koşullarıdır.

Hava olaylarını rüzgar ve yağış olarak inceleyebiliriz. Havadaki su buharının atmosfere yakın bölgelerde yoğuşması sonucu kar ve yağmur, yere yakın bölgelerde yoğuşması sonucu sis, çiy ve kırağı oluşur.

YAĞMUR

Havadaki su buharı sıcaklığın etkisiyle genleşerek yükselir ve atmosferin üst katmanlarında soğuk hava tabakasıyla karşılaşır. Burada su buharı yoğunlaşarak su damlacıklarına dönüşür. Yeterince ağırlaşan su damlaları yağmur şeklinde yeryüzüne düşer.

Havadaki su buharının yükselip atmosferin üst katmanlarında 0’C ‘nin altındaki soğuk hava ile karşılaşması sonucu donarak yer yüzüne inmesidir. Su buharının donması sonucu kristale benzeyen yapılar oluşur. Bu yapılar birleşerek kar tanelerini oluşturur.

KAR

Havadaki su buharı yükselip atmosferin üst katmanlarında yoğuşma ile su damlalarına dönüştüğü esnada dikey hava hareketleri ile yukarı çıkabilir. Ani olarak sıcaklık ve basınç değişimi sonucu donar ve donmuş kütleler halinde yeryüzüne iner.

DOLU

ÇİY

Havadaki su buharı yere yakın bölgelerde soğuk olan yeryüzü ile temas eder ve yoğuşur. Toprak yüzeyinde, otların üzerinde veya yerde bulunan cisimlerin üzerinde yoğuşan su buharı su damlacıklarına dönüşür.

KIRAĞI

Havadaki su buharı yere yakın bölgelerde soğuk olan yeryüzü ile temas eder .Toprak yüzeyinde, otların üzerinde veya yerde bulunan cisimlerin üzerinde yoğuşan su buharı donarak buz kristallerine dönüşür.

SİS

Sıcak hava kütlesi ile soğuk hava kütlesinin karşılaşması sonucu havadaki su buharı yoğuşmaya başlar ve sis oluşur.

NOT: Yağmur, kar ve dolu atmosferde gerçekleşen hava olaylarıdır. Çiy, sis ve kırağı ise yere yakın gerçekleşir.


ALÇAK VE YÜKSEK BASINÇ ALANLARI NASIL OLUŞUR?

ALÇAK BASINÇ ALANI

  • Hava sıcaklığının yüksek olduğu bölgelerde sıcaklığın etkisiyle hava tanecikleri genleşerek birbirinden uzaklaşır. Tanecikler birbirinden uzaklaştığında havanın yoğunluğu azalır ve yukarı doğru hareket eder. Yeryüzüne yakın bölgelerde tanecik sayısı az ve seyrek olduğundan basınç azdır.
  • Atmosfere doğru yükselen havadaki su buharı atmosferin üst katmanlarında soğuk hava ile karşılaşır ve yoğuşur. Bunun sonucunda bulut oluşumu gözlenir.
  • Soğuyan hava tanecikleri yeniden büzülerek yoğunluğu artar ve yeryüzüne doğru hareket eder.
  • Havanın hareketi çevreden merkeze doğrudur.
  • Alçak basınç alanlarında hava genellikle kapalıdır ve yağış oluşma ihtimali fazladır.
  • Ekvator ve çevresi

YÜKSEK BASINÇ ALANI

  • Hava sıcaklığının düşük olduğu bölgelerde hava tanecikleri büzülerek birbirine yaklaşır. Bu durum havanın yoğunluğunun artmasına ve yere doğru yığılmasına neden olur.
  • Yeryüzüne yakın bölgelerde yığılan hava tanecikleri basıncın artmasına neden olur.
  • Yüksek basınç alanlarında havanın hareketi merkezden çevreye doğrudur.
  • Yüksek basınç alanlarında bulut oluşumu gözlenmez, hava genellikle açık ve Güneşlidir.( Güneşli olması sıcak olduğunu göstermez. Hava soğuktur.Yağış ihtimali düşüktür.)
  • Kutuplar ve çevresi

RÜZGAR OLUŞUMU

Yüksek basınç alanından alçak basınç alanına doğru olan yatay yönde hava hareketine rüzgar denir.

FIRTINA

Saatteki hızı 90-120 km arasında olan kuvvetli rüzgarlardır. Fırtınalar, ince ağaç dallarının kırılmasına ve arabaların yoldan çıkmasına neden olabilir.

KASIRGA

Saatteki hızı 120 km’den fazla olan kuvvetli rüzgarlardır. Kasırgalar; bitki örtüsünde, yerleşim yerlerinde büyük tahribata yol açar ve daha çok ekvatoral bölgelerde gözlenir. Kasırga oluşumunu havadaki nem oranı, okyanus suyu sıcaklığı, rüzgâr hızı ve
konum etkiler. Okyanus suyu sıcaklığı arttığında su yüzeyindeki buharlaşma da artar.
Okyanus yüzeyinde bulunan ve sıcaklığı gittikçe yükselen hava, su buharıyla birlikte dönerek
yükselir. Yükselen hava, soğuk bölgelerde aniden yoğunlaşır ve tekrar yeryüzüne doğru
hareket eder, yağışlar gözlenir. Bu döngünün devam etmesiyle hızlanan hava akışı
kasırgaları oluşturur. Kasırga sırasında havadaki nem oranının gittikçe artmasıyla hortumlar
oluşabilir. Hortumlar, etki alanları küçük olmasına rağmen, yıkıcılığı çok yüksek rüzgârlardır.

hortum – Döndü Topkaya

MELTEMLER

DENİZ MELTEMİ

(GÜNDÜZ MELTEMİ)

Gündüzleri Güneş ışığının etkisiyle yeryüzü ısınır. Karalar denizlere göre daha hızlı ısınır. Karaların yüzeyine yakın bölgelerde bulunan hava tanecikleri sıcaklığın etkisiyle genleşerek yukarı doğru hareket eder. Yere yakın bölgelerde hava taneciği sayısı azalır ve alçak basınç alanı oluşur. Denizler ise karalara göre geç ısınır. Bu sebeple deniz yüzeyine yakın bölgelerde hava tanecikleri daha sık ve yoğun bulunur. Bu bölgede sıkışan hava tanecikleri yüksek basınç alanını oluşturur. Sonuçta hava yüksek basınç alanından alçak basınç alanına doğru harekete başlar ve rüzgarı oluşturur. Gündüzleri denizden karaya doğru esen bu rüzgarlara Gündüz Meltemi( Deniz Meltemi) denir.

KARA MELTEMİ

(GECE MELTEMİ)

Güneş battıktan sonra karalar hızla soğur. Üzerinde bulunan hava tanecikleri büzülerek sıkışır ve yüksek basınç alanı oluşturur. Deniz ise hala ılıktır ve geç soğur. Deniz yüzeyine yakın alanlardaki hava tanecikleri genleşerek yükselir ve burada hava taneciklerinin azalması sonucu alçak basınç alanı oluşur. Sonuçta hava yüksek basınç alanından alçak basınç alanına doğru hareket eder ve rüzgar oluşur. Karadan denize doğru esen bu rüzgara Kara Meltemi( Gece Meltemi) denir.

İKLİM

Geniş bir bölgede uzun yıllar boyunca gözlemlenen hava olaylarının ortalamasıdır. İklimden bahsederken geniş bölgeler söz konusudur. 30-35 yıllık veriler değerlendirilerek bir bölgenin iklimi hakkında yorum yapılabilir.

İKLİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

  • Ekvatora uzaklık(enlem)
  • Yer şekilleri
  • Denizden yükseklik
  • Denize uzaklık
  • Bitki örtüsü

İklim ile ilgilenen bilim dalına KLİMATOLOJİ(İklim Bilimi) , bu alanda çalışan uzmanlara da KLİMATOLOG(İklim Bilimci) denir.

İKLİM VE HAVA OLAYLARI ARASINDAKİ FARKLAR

İKLİM

  1. Geniş bölgeler için geçerlidir.
  2. Uzun sürede meydana gelen hava olaylarının ortalamasıdır.
  3. Kesinlik bildirir ve değişkenlik azdır.
  4. Bilim dalı Klimatoloji
  5. Bilim insanı Klimatolog
  • Karadeniz bölgesi her mevsim yağışlıdır.
  • Doğu Anadolu Bölgesi yazın sıcak ve kuraktır.

HAVA OLAYLARI

  1. Dar bölgeler için geçerlidir.
  2. Atmosferde meydana gelen değişimlerdir.
  3. Değişkenlik fazladır ve tahminlere dayalıdır.
  4. Bilim dalı Meteoroloji
  5. Bilim insanı Meteorolog
  • İstanbul’da yarın yağış bekleniyor.
  • Antalya’da bu sene yılın en yüksek sıcaklığı görüldü.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Atmosfere salınan Karbondioksit( CO2) miktarının artması ile oluşan Sera Etkisi sonucu hava sıcaklığının yükselmesi , çölleşme ve kuraklığın artması, küresel ısınma ile buzulların erimesi gibi nedenlerden dolayı mevsimlerde de değişimler yaşanmaya başlar. Bütün bunlar İklim değişikliğine sebep olur.


8.Sınıf 1.Ünite İklim ve Hava Olayları Konu Özeti


 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

7.SINIF 4.ÜNİTE SAF MADDELER

7.Sınıf 4.Ünite Saf Maddeler Konu Özeti

7.Sınıf 4.Ünite Saf Maddeler Konu Özeti

SAF MADDELER

SAF MADDE NEDİR?

Aynı tür atom veya aynı tür moleküllerden oluşan, kendilerine has fiziksel ve kimyasal özellikleri olan maddelere SAF MADDE denir.

SAF MADDELERİN ÖZELLİKLERİ

  • Tek cins tanecikten oluşurlar.
  • Aynı şartlar altında birbirinden farklı özkütleye sahiptir.
  • Belirli erime ve kaynama noktaları vardır.
  • Her tarafında aynı özelliği gösterirler.
  • Fiziksel yöntemlerle daha basit maddelere ayrıştırılamazlar.

SAF MADDE

ELEMENT

  • Aynı tür atomların bir araya gelmesiyle oluşan saf maddelerdir.
  • Tek cins atom içerirler.
  • Altın, Demir, Bakır, Helyum gazı, Hidrojen gazı, Oksijen gazı vb.
  • Atomik yapılı ve Molekül yapılı element olmak üzere iki gruba ayrılır.

BİLEŞİK

  • İki ya da daha fazla elementin belirli oranda bir araya gelerek ve kendi özelliklerini kaybederek oluşturdukları saf maddelerdir.
  • Farklı tür atomlar içerirler.
  • Su, tuz, alkol, şeker, karbondioksit vb.
  • Moleküler yapılı ve moleküler yapıda olmayan bileşikler olmak üzere iki grupta incelenir.

ELEMENTLER

ATOMİK YAPILI ELEMENTLER

  • Atomlar arasında gruplaşma yoktur yani molekül oluşmamıştır.
  • Yığın halindedir.
  • Atomlar birbirinin aynısıdır.
  • Sembollerle gösterilir. Molekül içermediği için kaç atomdan oluştuğu belirtilmez.
  • Demir, Bakır, Alüminyum, Çinko, Altın, Gümüş vb.
ATOMİK YAPILI ELEMENTLER

MOLEKÜL YAPILI ELEMENTLER

  • Atomlar arasında gruplaşma vardır yani molekül oluşmuştur.
  • Belirli oranda bir araya gelen atom grupları vardır.
  • Atomlar birbirinin aynısıdır.
  • Sembolle gösterildiği gibi molekülde kaç atom olduğunu belirtmek için formüllerle de gösterilir.
  • Hidrojen gazı, Oksijen gazı, Azot gazı vb.
MOLEKÜL YAPILI ELEMENTLER

NOT:

Element sembolleri Dünya’nın her yerinde kabul görmüş genel sembollerdir. Hangi ülke olursa olsun semboller aynıdır.

Bir elementin sembolüne bakarak molekülünde kaç atom oluğunu anlayamayız. Bu sebeple atomik yapılı elementlerde formül yoktur. Moleküler yapılı elementler formül ile gösterilir. Örneğin; İki atomdan oluşan Hidrojen elementinin sembolü H formülü H2 ,Oksijen elementinin sembolü O formülü O2 , Azot elementinin sembolü N formülü N2‘dir.

ELEMENT SEMBOLLERİ

ELEMENTLERİN KULLANIM ALANLARI

BİLEŞİKLER

MOLEKÜLER YAPILI BİLEŞİKLER

  • Farklı tür atomlardan oluşur.
  • Tanecikler arasında gruplaşma yani molekül vardır.
  • Belirli sayıda atom gruplaşarak molekülü oluşturur.
  • Formüllerle gösterilir.

MOLEKÜLER YAPIDA OLMAYAN BİLEŞİKLER

  • Farklı tür atomlardan oluşur.
  • Tanecikler arasında gruplaşma yani molekül yoktur.
  • Sonsuz örgü tipi modeli vardır.
  • Formüllerle gösterilir.

YAYGIN BİLEŞİKLER VE KULLANIM ALANLARI

TANECİK MODELİ

BİLEŞİĞİN ADI

SU

KARBONDİOKSİT

KARBONMONOKSİT

TUZ

METAN

HİDROKLORİK ASİT

AMONYAK

KÜKÜRTDİOKSİT

ŞEKER(GLİKOZ)

ETİL ALKOL

BİLEŞİĞİN FORMÜLÜ

H2O

Bir molekülü toplam 3 atomdan oluşur.2 çeşit atom içerir.

CO2

Bir molekülü toplam 3 atomdan oluşur. 2 çeşit atom vardır.

CO

Bir molekülü toplam 2 atomdan oluşur.2 çeşit atom vardır.

NaCl

CH4

Bir molekülü toplam 5 atomdan oluşur.2 çeşit atom vardır.

HCl

Bir molekülü toplam 2 atomdan oluşur. 2 çeşit atom vardır.

NH3

Bir molekülü toplam 4 atomdan oluşur.2 çeşit atom vardır.

SO2

Bir molekülü toplam 3 atomdan oluşur. 2 çeşit atom vardır.

C6H12O6

Bir molekülü toplam 24 atomdan oluşur. 3 çeşit atom vardır.

C2H6O

Bir molekülü toplam 9 atomdan oluşur. 3 çeşit atom vardır.

KULLANIM ALANI

Yaşamın temel kaynağıdır.

Asitli içecekler, maden suları, yangın söndürme tüpleri, seracılıkta kullanılır.

Zehirli bir gazdır. Deterjan yapımında, alkol ve asit eldesinde kullanılır.

Sofra tuzu olarak, dericilikte ve hayvan besiciliğinde, su yumuşatma işlemlerinde kullanılır.

Endüstride ve evlerde ısınma amacıyla ve gaz ocaklarında kullanılır.

Tuz ruhu olarak temizlikte, sanayide, boya üretiminde, ilaç üretiminde ve pek çok alanda kullanılır.

Gübre, patlayıcı madde yapımı, temizlik malzemelerinde kullanılır.

Cam parlatma, kağıt üretimi, buzdolabı gazları, sülfürik asit üretimi ve madencilikte kullanılır.

Gıda sektöründe kullanılır.

Kolonya ve parfümlerde, termometre sıvılarında kullanılır.

MOLEKÜL – Döndü Topkaya

7.Sınıf 4.Ünite Saf Maddeler Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

Fenozom’u takip edin!

6.SINIF 2.ÜNİTE DOLAŞIM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Dolaşım Sistemi Konu Özeti

6.Sınıf 2.Ünite Dolaşım Sistemi Konu Özeti

DOLAŞIM SİSTEMİ

DOLAŞIM NEDİR?

Besin , oksijen, su ve hormonların hücrelere ulaştırılmasına ve hücrelerden atık maddelerin toplanmasına DOLAŞIM denir. Dolaşım sistemi sayesinde hücrelere ihtiyaç duyduğu maddeler ulaştırılırken, hücrelerde oluşan atık maddeler toplanarak uzaklaştırılması sağlanmış olur. Dolaşım sistemi kalp, damarlar ve kan gibi yapı ve organlardan oluşur.

damarlar gif – Döndü Topkaya

DOLAŞIM SİSTEMİ YAPI VE ORGANLARI

1-KALP

  • Göğüs kafesinin sol tarafında bulunur.
  • Kanı vücuda pompalar.
  • Dört odacıklı yapısı vardır.
  • Üst kısımdaki odacıklar küçük, alt kısımdaki odacıklar büyüktür.
  • Üst odacıklarda kanı kalbe getiren damarlar, alt odacıklarda ise kanı kalpten vücuda dağıtan damarlar bulunur.
  • Üst ve alt odacıklar arasında tek yöne açılan kapakçıklar bulunur.
  • Kalbin sol bölümü ve sağ bölümü arasında bulunan perde sayesinde kirli kan ile temiz kan birbirine karışmaz.
  • Üst odacıklardaki kaslar ile alt odacıklardaki kasların çalışması birbirine zıttır. Üst odacıklar kasılırken alt odacıklar gevşer ve alt odacıklar kasılırken üst odacıklar gevşer. Böylece kanın geçişi sağlanır.
  • Kalbin sağ tarafında kirli, sol tarafında temiz kan bulunur.

Yetişkin bir insanın kalbi 200-300 g civarındadır.

DAMARLAR

Kanın içerisinde dolaştığı ince kanallara DAMAR denir.

ATARDAMAR

  • Kanı kalpten uzaklaştıran damarlardır.
  • Akciğer atardamarı hariç temiz kan taşırlar.

TOPLARDAMAR

  • Vücuttan kanı toplayarak kalbe getiren damarlardır.
  • Akciğer toplardamarı hariç kirli kan taşırlar.

KILCAL DAMAR

  • Atardamar ile toplardamar arasında bulunan ve kanın her yere ulaşması için ince dallara ayrılmış damarlardır.

KAN DOLAŞIMI

BÜYÜK KAN DOLAŞIMI

  • Kanın kalp ile bütün vücut arasındaki dolaşımıdır.
  • Kalpten çıkan temiz kan bütün vücuda dağılır.
  • Dokularda kirlenen kan tekrar kalbe geri döner.

NABIZ

KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI

  • Kanın kalp ve akciğerler arasındaki dolaşımıdır.
  • kalpten çıkan kirli kan akciğerlerde temizlenerek kalbe geri döner

Kalbin kasılması sırasında kanın atardamarlara vurması olayına nabız denir. Sağlıklı ve yetişkin bir insanda nabız dakikada ortalama 75 kadardır. Fiziksel aktivitelere bağlı olarak değişir.

TANSİYON

Kanın damarda akarken atardamara uyguladığı basınca denir. Sağlıklı bir insanda büyük tansiyon 120 mm-Hg ve küçük tansiyon 80 mm-Hg’dır.

KAN

  • Damarlarımızın içinde dolaşan hayati sıvıdır.
  • Hücrelere oksijen taşır.
  • Hücrelerdeki atık maddeleri ve karbondioksiti toplar.
  • Vücut sıcaklığını ayarlar.
  • Hormon taşır.

KAN PLAZMASI

Kandan kan hücreleri çıkarıldığında geriye kalan madden kan plazmasıdır. Kan plazmasının %90’ı sudur. Geriye kalan kısmı yağ, hormon, karbonhidrat, protein ve vitamindir.

KAN HÜCRELERİ

ALYUVAR

  • Kırmızı kan hücreleridir.
  • Oksijen ve Karbondioksit taşımada görevlidir.
  • Olgun alyuvarlar çekirdeksiz hücrelerdir.
  • Kırmızı kemik iliği, karaciğer ve dalakta üretilir.
  • Yetişkin ve sağlıklı bir insanda 1 mm3 kanda 3-5 milyon alyuvar bulunur.
ALYUVAR – Döndü Topkaya

AKYUVAR

  • Vücudu mikroplara karşı korur.
  • Beyaz renkli ve çekirdeklidir.
  • Mikropları yok eden antikor oluşturur.
  • Hastalık durumunda sayıları artar.
  • Yetişkin ve sağlıklı bir insanda 1mm3 kanda 5000-7000 akyuvar bulunur.
AKYUVAR – Döndü Topkaya

KAN PULCUKLARI

  • Renksiz ve çok küçük kan hücreleridir.
  • Kanın pıhtılaşmasında görev alır.
  • Yetişkin ve sağlıklı bir insanda 1mm3 kanda 200-300 bin kan pulcuğu bulunur.
KAN PULCUKLARI – Döndü Topkaya

KAN GRUPLARI

Alyuvarların taşıdığı protein farklılığına göre farklı kan grupları vardır. A, B ,0 ve AB olmak üzere 4 çeşit kan grubu vardır. Ayrıca Rh faktörü taşıyanlarda Rh+ , taşımayanlarda Rh- kan grupları oluşur.

Rh faktörüABAB0
+A Rh+B Rh+AB Rh+0+
A Rh-B Rh-AB Rh-0-

KAN NAKLİ

Kişiler arasında gerçekleşen kan alış verişine KAN NAKLİ denir. Kan nakli yapılacak kişilerin kan grupları aynı olmalıdır.

KAN BAĞIŞI

Sağlıklı kişilerin ihtiyacı olan kişilere kan vermesidir. Ülkemizde kan bağışı işlemlerini Sağlık Bakanlğına bağlı kuruluşlar yürütür.( TÜRK KIZILAY DERNEĞİ)

Kan bağışı ile kişilerin sağlıklı olması sağlanır.

Toplumsal dayanışma sağlanır.

Ölümlerin azalması sağlanır.

6.Sınıf 2.Ünite Dolaşım Sistemi Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

6.SINIF 2.ÜNİTE SİNDİRİM SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Sindirim Sistemi Konu Özeti

6.Sınıf 2.Ünite Sindirim Sistemi Konu Özeti

SİNDİRİM SİSTEMİ

SİNDİRİM NEDİR?

Besinlerin hücre zarından geçebilecek kadar küçültülmesine SİNDİRİM denir.

FİZİKSEL(MEKANİK) SİNDİRİM

Fiziksel sindirim besinlerin yapı taşlarına ayrılmadan sadece boyutundaki küçülmedir. Kimyasal sindirimi kolaylaştırır.

KİMYASAL SİNDİRİM

Besinlerin hücre zarından geçebilecek kadar küçük parçalara ayrılmasıdır. Kimyasal sindirim ENZİM adı verilen özel yapılarla gerçekleşir.

SİNDİRİM SİSTEMİNİ OLUŞTURAN YAPI VE ORGANLAR

AĞIZ

Sindirim sisteminin ilk organıdır. Besinler dişler ve dil yardımıyla fiziksel olarak parçalanır. Tükrük ile ıslatılır. Tükrükte bulunan enzimler ile Karbonhidratların kimyasal sindirimi başlar.

YUTAK

Ağızda sindirimi başlayan besinleri yemek borusuna iletir. Sindirim gerçekleşmez.

YEMEK BORUSU

Yutaktan gelen besinleri mideye iletir. Sindirim gerçekleşmez.

MİDE

Kasılıp gevşeme hareketi ile besinleri bulamaç haline getirir ve fiziksel sindirim gerçekleşir. Mide özsuyundaki enzimler proteinlerin kimyasal sindirimini başlatır.

İNCE BAĞIRSAK

Sindirim ve emilim olmak üzere iki görevi vardır.Sindirimi başlayan protein ve karbonhidratların kimyasal sindirimi burada tamamlanır. Ayrıca yağların sindirimi de burada başlar ve tamamlanır. Karaciğerde üretilen safra sıvısı incebağırsağa dökülür. Safra büyük yağ moleküllerini küçülterek fiziksel sindirimi sağlar. Pankreas özsuyu ise incebağırsağa dökülerek karbonhidrat, protein ve yağların kimyasal sindirimini tamamlar.İncebağırsağın duvarında bulunan villuslar sindirilmiş besinleri kana geçirir. Bu olaya EMİLİM denir.

KALIN BAĞIRSAK

İnce bağırsakta sindirimi ve emilimi tamamlanan besinlerden geriye kalan atıkların oluşturduğu posa içindeki su, vitamin ve mineraller buradan emilir. Kalan kısım anüse iletilir.

ANÜS

Sindirim kanalının son bölümüdür. Atık maddeler buradan dışarı atılarak vücuttan uzaklaştırılır.

KİMYASAL SİNDİRİM NERELERDE VAR?

BESİNAĞIZMİDEİNCE BAĞIRSAK
KARBONHİDRAT VARYOKVAR
PROTEİN YOKVARVAR
YAĞ YOKYOKVAR

NOT: Fiziksel sindirimde enzimler görev almaz.

Kimyasal sindirimde besinlerin ayrılacağı yapı taşları şu şekildedir;

  • KARBONHİDRATLAR———> GLİKOZ
  • PROTEİNLER————>AMİNOASİT
  • YAĞLAR————> YAĞ ASİDİ VE GLİSEROL
SİNDİRİM SİSTEMİ VİDEO – Döndü Topkaya

SİNDİRİME YARDIMCI ORGANLAR

KARACİĞER

  • Karaciğer hücreleri tarafından üretilen safra sıvısı safra kesesinde toplanır.
  • Safra kesesi özel bir kanalla ince bağırsağa bağlıdır.
  • Safra enzim içermez.
  • Safra büyük yağ moleküllerini parçalar ve küçültür.(Fiziksel sindirim)

PANKREAS

  • Midenin hemen altında yer alan ve yaprağa benzeyen organdır.
  • Pankreastan salgılanan pankreas özsuyu özel bir kanalla ince bağırsağa dökülür.
  • Pankreas özsuyu içerinde karbonhidrat, protein ve yağların kimyasal sindirimini sağlayan enzimler bulunur.
SİNDİRİM SİSTEMİ – Döndü Topkaya

6.Sınıf 2.Ünite Sindirim Sistemi Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

6.SINIF 2.ÜNİTE DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ

DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ

İSKELET SİSTEMİ

KAS SİSTEMİ

İSKELET SİSTEMİ

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

Yürüme, koşma, oturup kalkma gibi günlük hayattaki aktivitelerimizi gerçekleştirmemizi sağlayan sisteme İSKELET SİSTEMİ denir.

İSKELET SİSTEMİNİN GÖREVLERİ

  • Hareket etme
  • Vücuda şekil verme
  • İç organları koruma
  • Bağlanma yüzeyi oluşturma
  • Kan hücreleri üretme

NOT:Yetişkin bir insanın iskeletinde yaklaşık 206 adet kemik bulunur. Bebeklerde yaklaşık 304 adet kemik bulunur ve büyüdükçe bu kemikler kaynaşır. Kemikler de canlıdır ve kalsiyum , fosfor gibi mineralleri depolar.

İSKELET 3 KISIMDAN OLUŞUR.

  1. BAŞ İSKELETİ: Kafatası ve yüz kemikleri
  2. GÖVDE İSKELETİ: Omurga, göğüs kafesi ve kalça
  3. ÜYELER İSKELETİ: Kol ve bacaklar
6.Sınıf 1.Ünite Destek Ve Hareket Sistemi Konu Özeti
İSKELET dans gif – Döndü Topkaya

KEMİK ÇEŞİTLERİ

UZUN KEMİKLER

  • Boyu eninden fazla olan kemiklerdir.
  • Kol ve bacak kemikleri uzun kemiklerdir.
  • El ve ayak parmak kemikleri içlerinde sarı kemik iliği bulunduğundan ve boyu eninden fazla olduğundan uzun kemiklerdir.

KISA KEMİKLER

  • Enleri boylarına yakın olan kemikleridir.
  • El ve ayak bilek kemikleri ile omur kemikleri kısa kemiklerdir.

YASSI KEMİKLER

  • Eni boyundan fazla olan kemiklerdir.
  • Levha gibi yassı haldedir.
  • Kafatası, göğüs kemiği,kalça ve kürek kemikleri, kaburga kemikleri yassı kemiklerdir.

EKLEMLER

İki veya daha fazla kemiğin birbirine bağlanma noktasına eklem denir.

eklemler gif – Döndü Topkaya

OYNAR EKLEM

  • Hareket yeteneği fazla olan eklemlerdir.
  • Eklem sıvısı kayganlık sağlar.
  • Kol ve bacak eklemleri, diz, dirsek, omuz ve parmak eklemleri

YARI OYNAR EKLEM

  • Hareket yeteneği az olan eklemlerdir.
  • Boyun, bel, sırt ve göğüs eklemleri

OYNAMAZ EKLEM

  • Kemikleri hareket etmeyecek şekilde kaynamış eklemlerdir.
  • Kafatası eklemleri

NOT: Eklem sıvısı tüm oynar eklemlerde yer alır. Bebeklerde kafatası eklemleri tam kaynamış durumda değildir. Büyüdükçe oynamaz eklem haline gelir.

EKLEMLER – Döndü Topkaya

KAS SİSTEMİ

İskeletimiz ile birlikte vücuda şekil ve hareket kazandıran yapıya KAS denir.

ÇİZGİLİ KAS

  • Kemikleri hareket ettiren kaslardır.
  • İstemli çalışırlar.
  • Hızlı kasılıp çabuk yorulurlar.
  • Kol ve bacaklarda bulunur.
  • Hücreleri çok çekirdeklidir.

DÜZ KAS

  • İç organların yapısında bulunan kaslardır.
  • İstemsiz çalışırlar.
  • Yavaş kasılıp yorulmazlar.
  • Hücreleri tek çekirdeklidir.

KALP KASI

  • Kalbin yapısında bulunan kaslardır.
  • İstemsiz çalışır.
  • Hızlı kasılır ama yorulmaz.
  • Mikroskop incelemesinde çizgili yapı gösterir.

KASLAR VE ÇALIŞMA ŞEKLİ

  • Kaslar iskeletimize bağlıdır. Kasların kemiklere bağlantı noktalarına TENDON denir.
  • Kaslarda bulunan lifler kasılıp gevşeyerek kasların hareket etmesini sağlar.
  • Kasılan kas kısalır ve şişkinleşir.
  • Gevşeyen kas incelir ve uzar.
  • Hareketimizi sağlayan kas grupları birbiri ile zıt çalışır. Örneğin kolumuzu yukarı kaldırmak istediğimizde ön taraftaki kas grubu kasılırken arka taraftaki kas grubu gevşer.
  • Kalpte bulunan kaslar devamlı olarak kasılıp gevşer ve kan pompalar.
  • İç organlarımızı oluşturan kaslar sürekli kasılıp gevşeme hareketi yapar.
KASLARIN KASILIP GEVŞEMESİ – Döndü Topkaya

6.Sınıf 2.Ünite Destek ve Hareket Sistemi Konu Özeti

 ---<span class="has-inline-color has-white-color">Döndü TOPKAYA</span>
Döndü TOPKAYA

Fenozom’u Takip Edin!

Fenozom’u takip edin!